Haber Detayı
07 Şubat 2015 - Cumartesi 01:00
 
Raif Medetoğlu; İstikbal Türkler ve Kürtlerindir
MAGAZİN Haberi
Raif Medetoğlu; İstikbal Türkler ve Kürtlerindir

          Mezopotamya’nın nadide topraklarında ekilen nifak tohumları, toplumda ayrışmanın zeminini hazırladı. Zamanla bu tohumlardan yayılan sarmaşıklar, bedenimizi sararak Türkiye toplumunda yaşayan tüm evlatlarımızı zehirlediğini hep beraber gördük.                             Bu zehri insanların saf zihinlerini bulandırarak meyve tepsisinde sundular.            Zulmün karşısında adalet isterken, insanların cismani varlıklarını hedef alarak Türkiye toplumunun birlik ve beraberliğine hizmet etmeyen bir şiddet anlayışı üretildi. Gerek sistemin sevk ve idaresini elinde bulunduran, devlet adamı terbiyesinden yoksun adamların, ortaya koyduğu yanlış politikalar, beyni dışarıda, gövdesi içerde olan, Telaviv, Londra, Newyork üçgeninde alınan kararların Türkiye’deki uygulayıcıları, şiddet ortamı üzerinde nemalandığını hepimiz biliyoruz.            Türkiye, prangalarını kırıyor kardeşlerim! Türkiye toplumu Birlik ve beraberliği bir ahenk olarak gören bir siyasi anlayışa emanetini teslim etmiştir.  Siyasetin limanı ahlaktır, nutkunu atan bir lider kadrosu Türkiye’de istikrar ve düzen taşlarını yerine oturması için varlığını bu mukaddes uğurda feda etmeye hazır olan, bir iradenin sağlam duruşunu, hep beraber müşahede ediyoruz.             Başta doğu ve güneydoğuda, sarp kayaların dağlık alanlarında yankılanan kurşun sesleri ülkemizin muhtelif yerlerinde yaşanan katliamların hüzün ve ibret dolu acı hatırasını hep beraber yüreğimizde taşıdık ve taşıyoruz.  Çözüm süreci kutsal bir süreçtir. Dağdakini bağına dâhil etme projesidir. Ciddi anlamda toplumda karşılığı olan, desteklenmesi gereken bir süreçtir.                     Kürtler özgürlükleri için verdiği mücadeleyi, siyasi mücadeleye dönüştürmesi lazım, silahların gölgesinde korku üreterek Türkiye halkına acı ve ızdırap yaşatmak, şüphesiz sorunu daha’da derinleştirecektir. Cehalete karşı ilim silahı kullanılmalı, haksızlığa karşı adalet terazisine gidilmeli, esaret zincirleri kırılıp, hürriyet sancağı müspet yollardan giderek dikilmeli!               Ekmeksiz yaşarım ancak hürriyetsiz yaşayamam diyen büyük mütefekkir, şarkın ve garbın üstadı bediiüzaman Said nursinin ortaya koyduğu müspet hareket, Türkiye halklarının birlik ve beraberliğine hizmet etmiştir. İnsanların kalplerine hükmederek ortaya koyduğu geniş görüşlülük çok derin bir anlam ifade etmektedir. Bu büyük düşünürün ortaya koyduğu fikirlerden yararlanarak bölgede güçlü bir Türkiye gerçekleştirmek ve dünya milletlerine bir tarağın dişleri gibi eşit oranda hizmet etmek mümkündür…                Türkiye, toplumunun birlik ve beraberliğini işbirliği içinde bir çatı altında toplamak ana gaye olmalı! Hep beraber ulaşabildiğimiz tüm insanları hayra çağırmakla, iyiliği tavsiye etmekle, kötülükten sakındırmakla mükellefiz…                  İnsanların hayat’ta lezzet alabilmesi için ancak ve ancak medeni bir toplumda insanlar arasındaki müspet işbirliğini geliştirmekle mümkün olacaktır.(İBN-İ HALDUN)           Yakın geçmiş tarihimize arzu ederseniz beraber gidelim, o dönemin medyası ve satılmış kalemleri üzerinden bu ülkenin güçlü potansiyelini hep baskı altında tuttular. Ayrıca o zamanın Siyasi otoritesinin çaresizliğini şöyle tanımlamak gerekirse, Kürt sorununu çözmede Bir amorti beklentisinin çileli bekleyişi içinde çaresizlikle kıvranan, çamura batmış, kıvrandıkça çamura bulaşan bir irade biçimi sergilendi. Oysa bu sorun derinleştikçe derinleşiyordu.                 Kardeşlerim!  Bu ülkede başbakanlık yapanlar yabancı ülkede kumar masasında yüzüne aldıkları darbe ile yüzü sargılı ülkelerine dönüyorlardı. Ne acı bir hatıra… Malumunuz zaten bunların ağa babaları böyle istiyordu.                 Onlara biçilen rol ülkenin temel sorunlarını rehabilite etmek değil, sermaye babalarına hizmet etmekti. Sevgi ve barışı birlik ve beraberliğin simgesi olarak tanımlayan, mevcut iktidarın hakkını teslim etmek gerekirse evet, bu hakkı teslim ediyorum.  Bu milletin içinde bulunduğu dinamiği ve kabiliyeti destekleyen devlet terbiyesi almış, sağlam iradeler şarkın ufkunda beliren beyaz bir aydınlık gibi ülkenin siyasetine yön vererek, barışa olan umudumuzu yeşertmiştir. Bizler hakkın işçileri olarak, bu süreçte rol alan her kim olursa olsun barışın, sevginin dilini hâkim kıldıkça yanında saf duracağımı beyan ediyorum.                   Ey barışa ve sevgiye gönül veren kardeşlerim! Bu milleti küçük hesapların peşinden koşarak yormak isteyenlere karşı uyanık olalım, ihtar kartımızı her zaman cebimizde taşıyalım. Bu sürecin vefanın, sadakatin, fedakârlığın hamuru ile yoğrulması gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Bizler bu garip ümmetin bireyleri olarak adalete, ilme, özgürlüğe adanmış ruhlar olarak birlik ve beraberliğimizi kur’an nın derin anlamı olan nurlu caddesinden giderek pekiştirmemiz mümkündür…                      Rüyalarımızı süsleyen, gagasında zeytin dalı ile bize doğru kanatlanan, barış güvercinin gerçek hayatta o heyecan veren kanat çırpınışı ile divanımıza konaklamasını nede çok arzuluyoruz…                                                                                                                                   Sevgi ve saygılarımla…  
Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı