SÖYLEŞİ
Panteizm zaten kapitalizmin dinidir
Akşam 13 Eylül 2011
Yazar Alev Alatlı Başbakan Erdoğan'ın Demokratik Açılım projesini paylaşmak için kahvaltıda buluştuğu aydınlar arasındaydı.
Satır arası...
Yazar Alev Alatlı Başbakan Erdoğan'ın Demokratik Açılım projesini paylaşmak için kahvaltıda buluştuğu aydınlar arasındaydı. Ama Alatlı'nın Kürt sorunu üzerinde kafa yorma sürecini yakın dönemin kahvaltılı, kameralı, bol mesaj kaygılı buluşmasına indirgemek büyük haksızlık olur. Bu nedenle, unutanlar için yazarın Or'da Kimse Var mı? dörtlüsünün üçüncü kitabı olan Valla, Kurda Yedirdin Beni'yi ve konuyla ilgili çok sayıda dergi ve gazetede yayınladığı makalelerini hatırlatayım. Zira Alatlı, 1993'te yazdığı kitabın üzerine pek bir şeyin değişmediği görüşünü üzerine basarak vurguluyor. Bu nedenle, Alev Alatlı'nın perspektifinden bol kavramlı bir Türkiye ve Kürt sorunu analizi sunuyoruz bugün.
Demokratik Açılım süreci için 'entelektüel altyapısı olmayan bir projeydi' diyen Yazar Alev Alatlı, 'PKK ile Kürt sorununu ayırmak lazım. PKK başından beri mafya meselesiydi, özgürlükçü Kürt hareketi falan değil. Özgürlükçü Kürt hareketi, Kürt soluyla birlikte gitti' görüşünde
Şenay YILDIZ/ 
Alev Alatlı ile çarşamba günü Beykoz'daki evinde gerçekleştirdiğimiz söyleşinin güncel siyasete ilişkin bölümleri de en az paçozlaşma tartışmaları kadar ilgi çekici. Yazarın hızlandırılmış kapitalizm, muhafazakarlık ve kadim değerlerin korunması, dünya tarihi sarkacının muhafazakar solda duracağı gibi pek çok değerlendirmesi aynı pencereden bakıp, farklı şeyler düşünmemize yol açabilir.
- Siz açılım sürecinin başında Başbakan Erdoğan'la kahvaltıda buluşan aydınlar arasındaydınız. Kürt meselesinde nasıl bir bumerang bizi bugünlere sürükledi ve 90'lara dönmeyi bile tartışır hale geldik? 
Ben teşhislerle hiçbir zaman hemfikir olmadım. Yani, ideoloji yoktur, psikoloji vardır kanısındayım ve bu psikoloji hiçbir zaman Kürtlere ilişkin olarak ortaya konulmadı. Kürtler hiçbir zaman tanınmadı ama Türkler de tanınmadı! Entelektüel altyapısı olmayan bir projeydi. Çünkü karşıda açılıp kapanan musluk yok. '90'lara dönüyoruz' diye bir şey de yok. 90'lardan ne zaman çıkıldı ki, dönülsün? 
APO'NUN ABLASI PROTOKOLDE
- Bir yanılsama içinde miyiz? 
Kesinlikle, ben baştan beri yanılsama görüyorum. Başbakan bir siyasetçi olarak atılması gereken adımları atmaya çalıştı. Bana sorarsan, zevahiri kurtarmaktan çok öteye gidemeyen girişimlerdi ama 'Bir politikacının bunu yapması gerekir' diye düşünüyorum. Başbakan Erdoğan'ın dediği söze katılıyorum. Kürt sorunu yoktur, PKK sorunu vardır. Kürt sorunu bitmez, ancak yönetilir. PKK ne kadarı Kürt, ne kadarı Alman, ne kadarı Amerikan belli olmayan bir mafyadır. Mafya nerede bitmiş de bizde bitecek? PKK ile Kürt sorununu ayırmak lazım. PKK başından beri mafya meselesiydi, özgürlükçü Kürt hareketi falan değil. Özgürlükçü Kürt hareketi, Kürt soluyla birlikte gitti. Apo'nun ablasının bile kendisini özgürlük savaşçısı zannettiği bir topluma dönüştük. Ne işi var protokolde? Bunlar paçozluk değil de nedir Allah aşkına? İş etnisiteye girerse, farklı konuşacağız. 
- Nasıl farklı konuşacağız? 
Türkiye bir imparatorluktan bir ulus devlet kotarmak zorunda kaldığı bir dönemden geçti ve biz onlarca farklı yerden bir küçük yarım adacığa sıkıştık. Ama Türkiye Cumhuriyeti etnik olarak kimsenin üstüne gitmedi. Türkiye'de etnisiteden dolayı hak alınamadı gibi bir durum yok. Genelde baskıcı bir dönem yaşandı, bundan ne çektiysek, hepimiz çektik. Benim ailem muhacir, bizimle de herkes alay ediyordu muhacir diye. Ama bu olur. Düne kadar ekonomik kalkınmamızın, eğitim sistemimizin ne olduğu bellidir. Bazılarımız daha yoksul kalmış olabilir ama bu da geçecek olan bir süreçtir. Tüm bunların üstüne, bu durumdan yararlanmak isteyen ve hızla uluslararası mafyaya dönüşen bir örgüt oluştu. 
TARİH HATASI
- Uluslararası mafyalaşan bir PKK ne olacak peki? 
Mafyayı bertaraf etme yolları denenecek. Halleşebilirsek, bununla halleşeceğiz. Geri kalanı kendi kendini yok edecektir, etmek zorundadır. Ulus devletlerin yok olduğu bir zamanda, ulus devlet çıkmaz. Tarih hatası çıkar ortaya. BDP liderliği de bunu görüyor ama Netanyahu gibi tribüne oynuyor. 
- AKP'nin bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Çok başarılı buluyorum, çünkü evin içinden konuşuyor. Bir Semra Özal'ı düşünün, bir Emine Hanım'ı düşünün. Hangisi evden konuşuyor? Emine Hanım. Ben bu nedenle AKP'ye oy verdim, veririm de.
Sol muhafazakarlık gelecek
- Nereye doğru gidiyor Türkiye size göre? 
Arsız bir dünyanın parçası olmaya doğru giden bir Türkiye görüyorum önümüzdeki 25-30 sene. Ama dünya tarihi böyle sarkaç gibidir. Bir böyle azar, arsız tüketimle savrulur. Sonra bir geriye dönüşü olur, muhafazakarlaşır, sola döner. Şu anda sarkaç halen sağa doğru gidiyor. Türkiye onunla beraber sol muhafazakarlığa doğru dönecektir. 
- Sağ muhafazakarlık döneminde miyiz şu an? 
Hayır canım, şimdi muhafazakarlık yok ki, şu anda paçozluk var! Muhafazakar olabilmek için de eğitim ister. Eğitimli olacaksın ki neyi muhafaza ettiğini, değerlerini bileceksin. 3.5 yıllık eğitimle neyi muhafaza edeceksin? Sakın başörtüsünü muhafazakarlıkla karıştırmayın. Tersine, İslamiyet arsız tüketime direnebiliyor mu, bunu sormak lazım. Bence, hayır! Türkiye'de şu an Panteizm'in tüm işaretleri var. Reiki'lerden, plates'lere hepsinde bunun izleri var. Bugün uygulamalarını gördüğümüz İslam ne kadar İslam'a uygun ki? Bu iktidarın evden konuştuğu doğru, ama muhafazakarlar iktidarda değil. 
KOZMİK ODA MÜSLÜMANLARI
- İslami hayat tarzını seçenlerle seçmeyenlerin ilişkileri çok tartışılıyor. Ertuğrul Özkök gettolaşmaya gider miyiz diye bir yazı kaleme aldı. Sizce gider miyiz? 
Evin içinden konuşulduğu sürece hiçbir yere gitmez. Ama sen expat olmakta ısrar edersen kendini gettoya mahkum edeceksin demektir. O zaman expat'lar kendilerine başka yer bulacaklar. Ben expat değilim, hiç olmadım. Örtülü müyüm? Hayır. Örtünecek miyim? Asla. Ama bunlar ayrı. Tabii şu da var: İslamiyet'in bu kadar şartı varken, örtünün başrole çıkartılması hem çıkaran, hem çıkartan açısından kolaycılıktan ibarettir.
- Sarkacının öbür tarafı neden sol muhafazakarlık? 
Çünkü emeği ortaya koyacak tek şey o gibi görünüyor. İslamiyet direnemeyecek, emeğe saygıyı beceremeyecek gibi görünüyor kapitalizmle çok iç içe geçtiği için. Mesela Suudi Arabistan Kralı, Katar Emiresi, Ürdün Kraliçesi'nin hallerine bakın. Hızlandırılmış kapitalizmin alternatifini kim getirecek? Mekke'de 5 yıldızlı otel yapan, 5 yıldızlı otellerde devre mülk alan kozmik oda Müslümanları mı? Panteizm zaten kapitalizmin dinidir. Spinoza ile Adam Smith aynı şeyi söyler. Bu nedenle, Türkiye'nin çekiç olması lazım ama bu arada kendi paçasını toplaması lazım. Gerçi o çamur, ille de sana sıçrar. O nedenle kadim değerleri kavramlaştırmak ve orada seçim yapmak gerek.
Türkiye çivi değil, çekiç olmalı
- Murat Belge gibi güven sorunu yaşamadınız yani? 
Hayır. Çünkü iki şey görüyorum. Birincisi, daha iyi bir alternatif yok. İkincisi, ne olursa olsun, evden konuşulması gerektiği kanısındayım. Bir sürü hata var ama evden konuşan daha hızlı çözecektir. Siyasilere bakınca Tansu Çiller, Mesut Yılmaz... Türk vatandaşı ama buradan değil. Yaşadığı ülkenin kültürünü taşımayan, dışarıdan gelmiş kişiler için kullanılan 'expatriate' terimi vardır, kısaca expat denir. Başbakan expat değil, bence başarısı oradan geliyor. Evin içinden konuşuyor ve has. Ben köprünün geçilmesi aşamasında hiçbir şekilde sarsılmasını istemedim. Çünkü, yeni dünya düzeninde ya çekiç olacağız, ya çivi. Türkiye çekiç olmayı seçiyor gibi görünüyor. Bir çivi olmaktansa, ben de doğrusu çekiç olmayı tercih ederim. 
- Röportajın başından beri sorguladığınız sürecin bir kısmı AKP iktidarını kapsıyor. Dolayısıyla onlar da bu sürecin bir parçası, değil mi? 
Tüm bu sürecin bir parçası tabii ki. Ama zaten korkutucu olan tek bir iktidarın çözebileceği şeyler değil bunlar. Olmayan muhalefet, yalaka entelektüeller, yalaka basın... Nasıl çıkacak bu adamlar bu işin içinden? İktidarlar da tedib edilmek zorundadır. Ama görüyor muyuz bunu? 
- Gerçekten yapabilecek konumda mıyız peki? 
Tabii ki yapabilecek konumdayız. Ama kaybedeceklerimizden korktuğumuz için konuşmuyoruz.
twitter'ın gündemi paçozluk
Alev Alatlı'nın dün AKŞAM'da ilk bölümü yayınlanan 'Beyaz Türkleri paçozluk küstürdü' başlıklı röportaj Twitter'da oldukça ilgi gördü. Kimi okurlar yazar Alatlı'ya hak verirken, eleştirel yorumlar da yer aldı. Yazarın 'Sütun yazarlığına yeni terfi eden Rahşan Gülşan'in yerli yersiz ahkamı çoğu kez paçozluktur' değerlendirmesine Twitter'dan ilk tepkiyi veren Gülşan şöyle yazdı: 'Aman da Alev Alatlı bana paçoz demiş... Ben ona ne demeliyim acaba? Yelloz? Egosantrik? Ay pek eğlencelii:)' 
Twitter'da gün boyu devam eden paçozluk tartışmasına damga vuran yorumlardan bazıları şöyle: 
- Vay be bir paçoz kelimesi ne kadar çok anlam içeriyormuş! Bknz: A.Alatlı :))
- Günün gazetelerinde kafama takılan tek soru: 'baş harfi küçük' alttan abi, Alev ablaya kızar mı 'Niye adımı paçoz listende geçirmedin?' diye...
- Alev Alatlı hem nalına hem mıhına. İlginç söyleşiyi tavsiye ederim: Beyaz Türkleri paçozluk küstürdü. 
- Paçoz kavramı üzerine bir felsefesi var bugün AKŞAM'daki seri röportajın ilk bölümünde, olağanüstü.
- Alev Alatlı basında ''paçoz'' örnekleri olarak Ertuğrul Özkök, Serdar Turgut, Ayşe Arman ve Rahşan Gülşan örneklerini sıraladı..:)
- Paçoza paçoz diyene paçoz diyen biri olarak olmaması gerekir:) Zincire bir halka olarak kendini eklemiş olursun.
- Paçoz Türkler hakkında üşenmeyip kitap yazmak da bir paçozluk değil midir? 
- Hakkını yemeyelim, AKŞAM'daki Alev Alatlı röportajı güzel iş. Röportajın sorusu da, 'Basında en paçoz diyebileceğimiz modeller kimler?'
- Paçoz çorbası. Alev Alatlı'nın egosu da ayrı bir paçoz.
- Alev Alatlı'dan çok güzel bir analiz ve tespit. Ben katılıyorum; fikren de kahkahalarla da.
- Alev Alatlı'nın 'Paçozluk' tespiti çok doğru. Bizim nesil 'Leşlik' kelimesini kullanıyor gerçi o noktada... 
- Alev Alatlı'nın AKŞAM Gazetesi'ne verdiği röportaj okunmalı. Paçozluk kavramını fena irdelemiş. İyi mi yapmış? Bence iyi yapmış:)
- Son büyük Türk düşünürü Alev Alatlı'ya göre beyaz Türkleri paçozluk hayata küstürmüş:) Ulusalcılık paçozluğuna o yüzden sarıldılar zahir :))
- 'Hızlandırılmış kapitalizmle beraber bir eblehleşme ve paçozlaşma süreci yaşanıyor' A.Alatlı çift dalıyor piyasaya.

Kronoloji / kayıt

Kayıt
2025-08-15 02:57:53