HABER
Öcalan: PKK ve HDP'nin politikaları çöktü, başarısız oldular
Öcalan'dan 1 Kasım değerlendirmesi!
RADİKAL 7 KASIM 2015
PKK lideri Abdullah Öcalan'ın HDP'nin seçimden oy kaybederek çıkması ve sürecin başarısızlığa uğramasının nedenini PKK'nın kendisini dinlememesine ve HDP'nin de PKK ile birlikte yanlış politikalar izlemesine bağladığı öne sürüldü.
RADİKAL - Habertürk Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir Öcalan'ın, HDP’nin 7 Haziran’da aldığı ilave oyların 1 Kasım’da yarı yarıya düşmesinden dolayı hayal kırıklığı yaşadığını yazdı.
Bülent Aydemir'in Öcalan'ın 'devlet heyetiyle yaptığı görüşmede ifade ettiği görüşler' olduğunu belirttiği haberinin ilgili bölümü şöyle:
Alınan bilgilere göre; devlet heyetiyle görüşen Öcalan, HDP’nin 7 Haziran’da aldığı ilave oyların 1 Kasım’da yarı yarıya düşmesinden dolayı hayal kırıklığı yaşadığını belirtirken, “Ben, ‘Silahların gölgesinde barış olmaz’ demiştim. Silahlar konuşurken, çözümden, barıştan söz edilemeyeceğini söylemiştim. Dinlemediler, haklı çıktım. PKK ve HDP için özeleştiri yapma vakti. Politikaları çöktü, başarısız oldular. En ufak olumsuzlukta silaha sarıldılar, devletle çatıştılar. Kazanımlar heba edildi. Örgüt çok fazla kayıp verdi” dedi.
PKK’nın, serhildan başlatma, halkı ayaklanmaya teşvik etme çağrısının karşılık bulmadığını ve bu stratejinin de yanlış olduğunu kaydeden Öcalan, “Kürt halkı örgüte destek vermedi. Halkın nabzını tutamadılar, ne istediğini doğru analiz edemediler. Halka yaşam alanı bırakmadılar. AKP’nin kucağına ittiler. Türkiye, bölge ve dünya gerçeklerini göremediler” ifadesini kullandı. Birkaç kez yaptığı silahların bırakılması çağrısına PKK’nın kulak tıkadığını vurgulayan Öcalan, “Önderliğe adeta meydan okudular. ‘Silahlı mücadeleye ya da silahları bırakmaya biz karar veririz’ dediler. Süreci doğru okuyamadılar. HDP de siyasette yeni argümanlar geliştiremedi, yeni politika oluşturamadı. Başarısız bir siyaset izledi. 7 Haziran’da elde edilen başarının üzerine yeni bir şey koyamadı” dedi. Örgütün Suriye politikasının ve kantonlaşma girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığını dile getiren Öcalan, “Amerika’ya payanda oldular. ABD, örgütü kullandı. İçerideki başarısızlığa Suriye de eklenince sonuç böyle oldu” ifadesini kullandı. Öcalan, süreçte başka aktörlerin devreye girdiğini, özyönetim girişimlerinin doğru yönetilemediğini, PKK’nın kendi içinde de farklı görüşlerin çarpıştığını ifade etti. Öcalan’ın kendisinin de bazı konularda özeleştiri yaptığı öğrenildi.
****************
HABER
Öcalan’dan PKK’ya silah bırakma çağrısı: “Örgütü feshedin”
27.02.2025 ntv.com.tr
Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’la görüşen DEM Parti heyeti, İmralı Adası’ndaki görüşmenin ardından açıklama yaptı. Öcalan mesajında “Silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.” ifadelerini kullandı. Öcalan’ın açıklamasının öncesinde terör örgütü elebaşının İmralı Adası’nda çekilen son fotoğrafı paylaşıldı.
İmralı Adası’nda tutuklu bulunan terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, PKK’ya silah bırakma ve kendini lağvetme çağrısı yaptı.
Öcalan’ın mesajı DEM Parti İmralı heyeti tarafından okundu.
Terör örgütü lideri Öcalan’ın mesajında, “Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990'larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK'nın anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.” ifadeleri yer aldı.
"KONGREYİ TOPLAYIN, ÖRGÜTÜ FESHEDİN"
Terör örgütü PKK’ya kongreyi toplayıp, kendini feshetme çağrısı yapan Öcalan, “Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.” dedi.
“PKK’NIN FESHİ GEREKLİ”
Öcalan’ın mektubunun tam metni şöyle:
"Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünya genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.
Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990'larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK'nın anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.
Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir.
“DEMOKRATİK TOPLUM İHTİYACI KAÇINILMAZ”
Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir. Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır.
Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK'nın; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır. Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.
Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her esimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.
“TARİHİ SORUMLULUĞU ÜSTLENİYORUM”
Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir. Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır.
Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.
“KONGREYİ TOPLAYIN, KARAR ALIN”
Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir. Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim."
ÖCALAN FOTOĞRAFI PAYLAŞILDI
Açıklama öncesinde, görüşmede çekilen fotoğraflar paylaşıldı. Fotoğrafta terör örgütü lideri Abdullah Öcalan da yer aldı.
Öcalan’ın arkasında, İmralı Adası’nda tutuklu bulunan diğer mahkumların da yer aldığı görüldü.
HEYETTE 7 KİŞİ VARDI
DEM Parti’nin bugün gerçekleşen son İmralı ziyaretinde 7 isim yer aldı.
Daha önce İmralı’ya 2 kez giden Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’ın yanı sıra, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları Oruç, İstanbul Milletvekli Cengiz Çiçek, Ahmet Türk ve Avukat Faik Özgür Erol da bugün yapılan son görüşmeye görüşmeye katıldı.
AÇIKLAMA İSTANBUL’DA YAPILDI
İmralı’daki görüşmeyi tamamlayan heyet daha sonra İstanbul’a geçti.
Taksim’de bir otelde yapılan açıklamaya basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. Açıklama öncesinde otel önünde toplananlar oldu.

Kronoloji / kayıt

Kayıt
2025-08-15 03:04:13