HABER
Ermeniler ve Kürtler aynı etnik kökenden gelmiyor
7 Eylül 2012
Bingöl Üniversitesi'nin düzenlediği 'Kimlik, Kültür ve Değişim Sürecinde Osmanlı'dan Günümüze Kürtler Sempozyumu' başladı. Program 3 gün sürecek.Aralarında akademisyen, din âlimi ve mollaların da bulunduğu çok sayıda katılımcı, Kürt tarihi ve sorununa ilişkin bildiri sunuyor. 16 oturum, 65 başlıkta 'Osmanlı'dan günümüze Kürtler' konusu ele alınıyor. Dinî inanç, aile yapısı ve Kürt milliyetçiliğinin temelleri, isyanlar ve devlet politikaları gibi konular işleniyor. Katılımcılar, ilk günkü oturumlarda Kürt sorununun, milliyetçilikten uzak bir yaklaşımla sabır ve sevgiyle çözülebileceği fikrinde birleşti. 
Bingöl Üniversitesi Rektörlük binasında düzenlenen konferansın açış konuşmasını Rektör Gıyaseddin Baydaş yaptı. Bingöllü ve Zaza olan Baydaş, bölgede konuşulan dile hakim olmanın, olayları daha iyi anlamaya yardım ettiğini söyledi: "Üniversite ile bölge insanı arasında ilişki kurmada dil çok yardımcı oluyor. Amacımız, Türkiye ve dünyanın gündemini yoğun şekilde işgal eden bir sorunu, ülkenin doğusunda faaliyet gösteren bir eğitim kurumu olarak ele almak. Bu mesele üniversitelerde konuşulursa ortak çözüme gidilir. yoksa Memleket meseleleri kahve köşelerine sıkıştırılırsa çözüm gelmez." 
Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz de konuşmasında 'Ermeniler ve Kürtler aynı etnik kökenden mi geliyor?' soruna cevap aradı. Bu iddiaların 1900'lü yıllarda ileri sürüldüğünü belirten Akgündüz, 1919'daki Paris Konferansı'na Şerif Paşa'nın başkanlığında bir delegasyona katıldığını ve Kürt Ermeni bildirgesi yayımlandığını anlattı. Kürtlerin Ermeni soyundan geldiği iddialarına Kürt âlimlerin sert tepki gösterdiğini kaydetti. Kürt sorununu çözmenin Kürd'ü, Türk'ü, Arap'ı kardeş bilmekten geçtiğini söyledi. 
Molla Feyzi Güzelsoy ise 30 yıldır kirli bir savaşın devam ettiğini ve 40 bin kişinin hayatını kaybettiğini ifade etti. TRT 6, seçmeli Kürtçe dersi gibi adımların halk tarafından olumlu karşılandığını belirtti.
Programda Said Nursi'nin talebesi Abdulkadir Badıllı da bir konuşma yaptı. Badıllı, üstadın 3 dilin bir arada okutulmasını düşündüğü Medresetüzzehra projesi hakkında şu bilgileri verdi: "Üstad 1908'de Sultan Abdulhamid'e gidiyor ancak görüştürmüyorlar. Dilekçe bırakıyor ve diyor ki, 'şu anda Kürdistan'da 400 bin genç var, eğer hükümet bunların dilini bilse çok büyük kuvvet elde edecek. Bu bölgede böyle bir medresenin açılması gerekiyor. Medresetüzzehra'nın Bitlis'te ve Van'da kurulmasını istiyor."

Kronoloji / kayıt

Kayıt
2025-08-15 03:09:47