HAKKINDA YAZILANLAR
Edebiyatımızın uçbeyi anıldı
30 Mart 2014
Mustafa Demirci (Sanatalemi.net)
Hikâyeleri ve romanlarıyla sevilen edebiyatçılarımızdan Bahaeddin Özkişi, Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda anıldı. Ailesinin, yakınlarının ve okuyucularının katıldığı toplantıda Özkişi’nin ‘edebiyatımızın uçbeyi’ olduğu vurgulandı.
Hikâyeleri ve romanlarıyla edebiyat çevrelerinin sevilen ve sayılan isimlerinden Bahaeddin Özkişi, düzenlenen bir toplantıda ailesi, sevenleri ve okuyucuları tarafından hatırlandı. Mehmet Nuri Yardım konuşmasında derinlikli tarihî romanlarıyla Özkişi’nin edebiyatımızın ‘uç beyi’ olduğunu söyledi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğü tarafında düzenlenen “Edebiyatımızın İçinden” programının konuşmacısı edebiyatçı yazar Mehmet Nuri Yardım, Özkişi’nin hayatı, eserleri, fikirleri ve idealleri hakkındaki düşüncelerini anlattı. Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programa edebiyatseverlerin yanı sıra eşi Fatma Özden Özkişi, kızı, damadı, torunları ve diğer akrabaları da katıldı.
Yardım yaptığı konuşmada, son yıllarda keşfedilen değerlerden birinin de Bahaeddin Özkişi olduğunu belirterek, “Sağlam bir irade, temiz bir karakter ve köklü bir inanca sahip olan Bahaeddin Özkişi, her yazdığı satırdan kendisini muhasebeye çeker, ‘Büyük hesap gününde suçlu düşmeyeyim.’ dermiş. Edebiyata meraklı olanlar, yazmayı sevenler yazarın Ötüken Neşriyat’tan çıkan eserlerini okumalı, incelemeli ve tahlil etmelidir. Geleneklerimizi sevdiren, tarih şuuru veren ve inancıyla örnek bir aydın olan Bahaeddin Özkişi gibi yazarlar Türkiye’de daha çok okunmalı, hatta eserleri dünya dillerine tercüme edilerek herkesin istifadesine sunulmalıdır.” dedi.
TANPINAR’IN DİKKATİNİ ÇEKEN YAZAR
Bahaeddin Özkişi’nin mizahî hikâyelerinin Akbaba’da yayımlandığını, Yusuf Ziya Ortaç, Behçet Necatigil, Sâmiha Ayverdi ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi edebiyatçılarla görüştüğünü belirten Yardım, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bilhassa Tanpınar onunla yakından ilgilenmiş ve yazması için teşvik etmiştir. Sâmiha Ayverdi de Özkişi’ye ufuk açan mütefekkir yazarlardandır. Ama Bahaeddin Özkişi’nin talihinin asıl açılması ve edebiyat dünyasıyla tanışması Ötüken Neşriyat’ın kitaplarını yayınlaması sayesinde olmuştur. Bu mübarek milletin, bu aziz vatanın yetiştirdiği değerlerden biri de şüphesiz ki hikâyeci ve romancı merhum Bahaeddin Özkişi’dir. Geçmiş yıllarda unutulmuşken son on yıl içinde gündeme gelen ve eserleri okunan seçkin bir kalem erbâbıdır Özkişi. Köse Kadı, Uçtaki Adam, Sokakta romanları ve Göç Zamanı isimli hikâye kitabıyla bugün edebiyatseverlerin gönlünde taht kuran bir sanatkârdır.”
EŞİ: “İYİMSER BİR İNSANDI”
Mehmet Nuri Yardım’ın konuşmasını tamamlamasının ardından kürsüye dâvet ettiği Bahaeddin Özkişi’nin eşi Fatma Özden Hanım da, duygu ve düşüncelerini dinleyicilerle paylaştı. Fatma Hanım özetle şöyle dedi:
“Çevresi tarafından sevilen, sayılan, iyimser, nadir kişilerdendi. Sadece eşi, kızı, akrabaları, arkadaşlarıyla değil kısacası toplumla ilişkileri onu hayatta son derce başarılı kıldı. Herkesin gönlünde rahatlıkla taht kurabilirdi. Empatisinin gücü, zekâsının kıvraklığı, çok düzgün işleyen mantığı, duyarlı, hoş görüşlü, anlayışlı, aktif, şakacı, neşeli olması, çevresindekilerin ruhî yapılarını çözüp ona göre davranması, hassas, alıngan oluşu, hiçbir zaman sert davranmaması, zeki, bilgili tecrübeli kendini geliştirme gibi meziyetlere sahip olması, onu ender rastlanan kişiler arasında telaffuz edilmesini gerektiriyor.”
“YALNIZLIĞI SEVERDİ”
Fatma Özden Özkişi, eşiyle ilgili olarak konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bahaeddin Bey, ferdî hürriyetine düşkün, yalnızlığı kalabalığa tercih ederdi. Bu tercih, zaman zaman yazacaklarını düşünmesi ve düşüncelerini plânlaması için şarttı. Şivesiyle, lehçesiyle, ses tonu ve diksiyonuyla, cümle içinde kullandığı kelimelerin vurgularının yerli yerinde olmasıyla Türkçeyi çok iyi kullanırdı. Yalnız yazı hayatında değil; günlük konuşmalarında dahi kelimeleri seçer, mânâ itibariyle yerli yerine yerleştirirdi. Daha çocukluktan gençliğe geçiş yıllarından itibaren gördüklerini, hissettiklerini yorumlarını eline geçen kâğıtlara karalamış. Ama yazmaya, basımına pek lâyık görmemiş. Elimde şüphesiz çok emek verdiği ve atamadığı bazı notları halen mevcut. 1945 yılından itibaren yazmayı öğrenmeye başlamış, ama ancak 1959’da ilk hikâye kitabının Vatan Matbaası’nda basılmış olduğunu görüyorum. Edebî kişiliğinin ilk yansıması. Bu eserde küçük hikâyeler ve deneme türünün özelliklerini gösteren metinler var.”
Dinleyiciler toplantının ardından, Bahaeddin Özkişi’nin fotoğraflarından, el yazılarından ve eserlerinden meydana gelen sergiyi gezdi, ardından toplu olarak hâtıra fotoğrafları çektirildi. Toplantıya Şerif Aydemir, Elif Sönmezışık, Erol Mermer, Cengizhan Orakçı, Muammer Erkul, Akın Dindar, Hüsna Karanfil ve Zeynep Didem Gezgin de katıldı. Bahaeddin Özkişi’nin torunu Bahattin Demir de program boyunca foto muhabirliği yaptı ve sık sık misafirlerin fotoğrafını çekti.
SOKAKTA’NIN YAZARI
Sokakta İsimli eseri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 100 Temel Eser arasında öğrencilere tavsiye edilen Mehmed Bahaeddin Özkişi, 1928 Haziran’ında İstanbul Fatih’te dünyaya geldi. Fatih dersiâmlarından Ömer Lütfi Efendi’nin oğludur. Manevî iklimi bereketli bir ailenin evladı olarak dünyaya gelen Bahaeddin Özkişi’nin çocukluğu, varlıklı olmayan ancak kanaatkâr yapıya sahip bir muhitte geçti. Mutasavvıf Hak âşıklarının toplandığı evleri, küçük Bahaeddin’in yetiştiği, piştiği, olgunlaştığı bir mektep oldu. 20. Yıl İlkokulu’nu (şimdiki Ahmet Rasim İlköğretim Okulu) 1939’da, Karagümrük Ortaokulu’nu 1942’de, Sultanahmet Sanat Enstitüsü’nü 1946’da bitirdi. Askerlik görevini 1947’de Erzurum’da yaptı. Bir süre Haliç Tersanesi’nde ustabaşı olarak çalıştıktan sonra Almanya’da Elektrik Ark Kaynak Okulu’nda okudu, kaynak öğretmenliği konusunda ihtisas yaptı. Devlet Havayolları’nda oto makinisti (1951-55), 1956’dan vefatına kadar da İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi’nde Kaynak Atölye Şefi olarak çalıştı. 10 Kasım 1975 tarihinde vefat etti. Kabri, Edirnekapı Mezarlığı’ndadır.

Kronoloji / kayıt

Kayıt
2025-08-15 02:12:05