HAKKINDA YAZILANLAR
VOODY ALLEN HAKKINDA ÇOK ŞEY
İlk izlediği film olan Disney'in Snow White'ına üç yaşında gitti. Fakat filmlerle ilgili hatırlayabildiği anıları ancak beş yaşındaki dönemlere kadar uzanıyor. Brooklyn'in düşük-orta sınıflı yerlerinden birinde oturduğunu söyleyen Woody Allen bir demecinde 25 ya da daha fazla sinema salonuna yürüyerek gidebileceği bir yerde oturduğunu ve zamanının çoğunu - özellikle de okulun kapalı olduğu yaz aylarını tabii - sinemalarda geçirdiğini kışın ise tüm hafta sonlarını buna ayırdığını belirtiyor.
Woody'de ilk defa bir film yapma hevesi 7 ya da 8 yaşında başladı fakat bu tabii ki o zamanlar için geçici bir hevesti. Ama ilginç olan, Woody'nin daha okumayı bilmediği dönemlerde yapmak istediği filmler için hikayeler yaratmaya başlamış olmasıydı. Bu yüzden okulda gerçekten ilgisini çeken ders İngilizce Kompozisyon dersiydi.
Biraz daha büyüdüğünde Woody yönetmenlerin film endüstrisindeki rolünü daha yakından tanımaya başladı. O sıralarda yabancı filmler daha fazla ilgisini çekiyordu ve Woody ile bir kaç arkadaşı kendilerini tamamen Avrupa Sineması'na verdiler. Bu filmler onlara daha " olgun " geliyordu ve sadece yönetmenlere değil sinema tarihine olan ilgilerini de artırıyordu.
15 yaşında adını Woody Allen olarak değiştiren Woody, 16 sında radyo ve televizyon programlarına espriler yazması için kiralanmıştı bile. 1957'de Sid Ceasar'ın kadrosuna katıldı.
1961 - 1964 yılları arasında Woody Allen stand - up komediyle bizzat uğraştı. Kendi materyallerini kendi hazırlamasının dışında bir kaç da kısa hikaye yazdı. Bir gün, her gece sahne aldığı kulüpteki şovu bir yapımcının dikkatini çekti ve Allen ilk defa bir sinema filmi için senaryo yazma teklifi aldı.
Woody'yi kiraladılar ve 1965'te Woody Allen ilk sinema filmi senaryosunu yazdı ve bu filmde oynadı. Filmin adı What's New Pussycat? idi. Woody'ye göre yazdığı senaryo oldukça iyiydi ancak yapımcılar onu alıp bir güzel düzenlemişler ve Woody'nin pek de hoşuna gitmeyen bir filme dönüştürmüşlerdi. Fakat Woody'nin bu konuda yapabileceği bir şey tabii ki yoktu. Bunun üzerine Woody, hiç yönetmenlik tecrübesi olmamasına rağmen o günden sonra eğer yönetmenliğini kendisi yapmıyorsa hiç bir film için senaryo yazmamaya karar verdi.
Woody'nin bundan sonraki filmi sadece oyuncu olarak görev aldığı Casino Royale oldu. Filmdeki rolü küçük bir roldü ama oldukça iyi para vermişlerdi ve bu yüzden Woody 6 ayını bu rol için Londra'da geçirmişti. Bu süre içerisinde Woody The New Yorker magazininde yayınlanan bir çok kısa hikaye yazdı.
New York'a geri döndüğünde Woody ilk filmi What's Up, Tiger Lily'yi çekti. Fakat aslında film bir Japon filmiydi ve Woody ile bir kaç arkadaşı filmi İngilizce'ye çevirmişler ve konuyu neredeyse tamamen değiştirmişlerdi. Film vizyona girmeden önce Woody yapımcıdan filmin vizyona girmesini engellemesini istedi yoksa onu mahkemeye verecekti. Bu isteğin tek bir nedeni vardı: Woody filmi beğenmemişti. Woody mahkeme tehdidine devam etti ve hatta sonunda davayı açtı. Ancak dava sürerken film gösterime sokuldu ve beklenmediği kadar güzel eleştiri aldı. Tabii Woody de davadan vazgeçmeye karar verdi.
Bir sonraki filmi Take the Money and Run Woody, Woody Allen'ın ilk yönetmenliğiydi ve bu yüzden onun için film kariyerinin gerçekten başladığı noktaydı. Woody'nin bir arkadaşı olan Mickey Rose tarafından yazılan senaryo ilk önce İngiliz yönetmen Val Guest'e verilmiş fakat yapımcı firma filmi onun yönetmesini istememişti. Senaryo daha sonra Jerry Lewis'e geçti ancak firma onu da istemedi. En sonunda yeni bir firma, Palomar Pictures kuruldu ve Woody'ye bütçeyi 1 milyon doların altında tutması şartıyla filmi yönetmesi teklif edildi. Woody de bu öneriyi kabul etti.
Take the Money and Run Woody'den sonra United Artists firması Woody'yle bir anlaşma imzaladı. Anlaşmada firmanın ondan istediği " her ne istiyorsa yazması ve her ne istiyorsa yapması " ydı. Bunun sonucunda The Jazz Baby'nin senaryosu ortaya çıktı. Yöneticiler yeni bir komedi beklerken Woody onlara Jazz dönemi hakkında oldukça ciddi bir hikaye vermişti. Bir anlaşmaları olmasına rağmen yöneticiler Woody'ye senaryodan hoşlanmadıklarını söylemeden edemediler. Woody de senaryosunu geri aldı ve yerine yenisini Bananas'ı yazdı.
Woody'nin ikinci filmi olan Bananas (1971) kurgusal bir Latin ülkesindeki devrim ortamını anlatan satirik bir hikaye idi. Filmin ikinci filmi olması ona oldukça güven vermişti çünkü ilk filminde yaptığı hataları yinelemeyecekti ve zamanı daha iyi nasıl kullanacağını biliyordu. Bundan sonra Woody filmlerinde hem senarist, hem yönetmen, hem aktör hem de casting yönetmeni olarak görev almaya başladı. Bu filmlerinde yeni bir trend yerleşmeye başlamıştı ki o da karakterlerini yüksek tabakadan, eğitimli beyaz New York'lulardan seçmesiydi. Bunun neden böyle olduğu sorusuna verdiği cevabı çok basitti: "Benim bildiklerim bunlardan ibaret.". Siyahlar ya da İspanyollar hakkında bir şeyler yazmasını haklı gösterecek yeterli tecrübe ve bilgiye sahip olmadığını düşünüyordu. 
Play it again Sam adlı oyunu yazıp oynadıktan sonra Woody Everything You Always Wanted to Know About Sex'in senaryosunu yazdı. Bu senaryoyu Dr. David Rueben'in kitabından uyarlamıştı. Kitabın haklarını Elliot Gould almıştı fakat onunla bir şeyler yapmıyordu ve hakları tümüyle Woody'ye sattı. Kitabın filmde tam anlamıyla kullanılan tek bölümü, "Afrodizyaklar işe yarıyor mu?" türünden soruların olduğu bölümdü. Tabii filmde Woody bunlara kendi tarzında cevaplar verdi.
1973'te Woody yeni filmi Sleeper'da yine senaristlik, yönetmenlik ve oyunculuğu tek koltuğuna sıkıştırdı. İlk başta Woody'nin filmle ilgili hedefleri oldukça yüksekti. United Artsits'e gitti ve büyük ve pahalı bir film yapmak istediğini söyledi. Film dört saat sürecekti. İlk iki saatin sonunda kahraman bir makinenin içinde dondurulacak, ikinci iki saat ise onun 500 yıl sonra gelecekte yeniden canlanması ile başlayan olayları anlatacaktı. Stüdyo bu fikri çok beğendi ve hemen kabul etti ancak Woody daha sonra bunun bir film için fazla büyük bir proje olduğunu düşündü ve senaryonun sadece ikinci yarısından bir film çıkartmaya karar verdi. Film oldukça ucuza , 3 milyon dolardan daha az paraya mal oldu.
Bir dizi komedi ve dramdan sonra (Interiors, Manhattan, Stardust Memories A Midsummer Night's Sex Comedy) 1986'da Allen, Annie Hall ve Manhattan filmlerinden sonra bir kez daha Oscar heykelini elinde tutmasını sağlayacak olan Hannah and Her Sisters'ı yazıp yönetti. Bu film onun için bir ilkler filmiydi. Bu filmde ilk defa çalıştığı görüntü yönetmeni Carlo Di Palma ile bundan sonraki pek çok filmde birlikte çalışacaktı. Ayrıca filmde Allen ilk defa bir karakter üzerine yoğunlaşmak yerine bir grup insanın birleşik portresini sunuyordu.
Son 10 yılda Woody Allen, filmler yazıp yönetmeye devam etti. Bunlar arasında Crimes adn Misdemeanors, Bullets over Broadway ve Deconstructing Harry gibi filmler bulunuyor. Sanatçının son filmi (ve aynı zamanda 32. sinema filmi oluyor) Small Time Crooks bu hafta vizyonda. Bu film Allen'ın uzun zaman birlikte çalıştığı yapımcı Jean Doumanian ile yaptığı son çalışması çünkü Allen Dreamworks SKG firması ile üç filmlik bir anlaşma yaptı.

Kronoloji / kayıt

Kayıt
2025-08-15 04:03:20