HAKKINDA YAZILANLAR
MERKEZ BANKASI'NDA DURMUŞ YILMAZ DÖNEMİ
Hürriyet 14 Nisan 2011
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, 5 yıllık görev süresinin dolmasıyla birlikte 18 Nisan Pazartesi günü görevini bırakıyor. İşte uyguladığı politikalarla birçok tartışma yaratan, özellikle ihracatçıların tepkisini çeken ancak genel anlamda ekonomi çevreleri beğenilen Başkan Durmuş Yılmaz'dan aklımızda kalanlar...
İNGİLTERE'DE OKUDU
1947 yılında Uşak’ta doğan Durmuş Yılmaz, İngiltere’de City University of London’da ekonomi dalında lisans, University College, University of London’da lisans üstü eğitim gördü. 
1980 YILINDA MB'YE GİRDİ
Yılmaz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na 1980 yılında girdi. İlk olarak Dış Borç Erteleme Servisi’nde görev aldı. 1995 yılında Müdür, 1996’da Genel Müdür Yardımcısı oldu. 2002 yılında İşçi Dövizleri Genel Müdürü olan Yılmaz, 1 Mayıs 2003 tarihinden itibaren Banka Meclisi Üyesi olarak atandı.
ATAMASI SANCILI OLDU
Yılmaz, TCMB Başkanlığı’na ise 18 Nisan 2006'da getirildi. Ancak bu süreç biraz sancılı oldu. İşte yaşananlar:
BAŞKAN OLARAK BÜYÜKDENİZ'İN İSMİ GİTTİ
Önceki başkan Süreyya Serdengeçti'nin görev süresinin bitmesi ile Merkez Bankası'nın başkanvekilliğine başkan yardımcısı olarak görev yapan Erdem Başçı getirildi. Kulislerde Başçı'nın asaleten de atanacağı yönünde bir beklenti vardı. Ancak hükümet başkan olarak Albaraka Türk'ün Genel Müdürü Adnan Büyükdeniz'in, başkan yardımcısı olarak da DPT Müsteşar Yardımcısı Birol Aydemir ve dönemin Merrill Lynch'in yöneticilerinden Mehmet Şimşek'in isimlerinin yer aldığı kararnameleri Köşk'e gönderdi.
SEZER VETO ETTİ
Söz konusu kararnameler Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından geri gönderildi. Sezer Büyükdeniz'i veto etmesinin gerekçesi ile ilgili bir açıklama yapmadı. Başkan Yardımcılarını veto etmesini ise "Başkan yardımcılarını, asaleten atanacak başkanın belirlemesi gerekir" gerekçesine dayandırdı.
BU SEFER ONAY GELDİ
Hükümet ilk kararnamenin veto edilmesinin ardından ikinci kararnameyi 26 yıldır Merkez Bankası'nda görev yapan Durmuş Yılmaz'ı yazarak gönderdi. Bu kez kararname Cumhurbaşkanı Sezer tarafından da kabul edildi ve Yılmaz, 33 gün vekaletle yönetilen Merkez Bankası'nın yeni başkanı olarak atandı.
EKONOMİ ÇEVRELERİ OLUMLU KARŞILADI
Ekonomi çevreleri genelde Yılmaz'ın başkanlığını olumlu olarak değerlendirdi. Özellikle vekalet belirsizliğinin bitmesi piyasalar açısından olumlu bulundu. Yılmaz yaptığı ilk açıklamada, dalgalı kur rejiminin devam ettirileceğini belirtti ve enflasyon hedeflemesinin önemine dikkat çekti. İlk faiz toplantısını ise 27 Nisan 2006'da yaptı. MB Para Politikası Kurulu, kısa vadeli faiz oranlarını yüzde 13,50’den yüzde 13,25’e çekti. 
EVİNİN ÖNÜNDE AYAKKABILARLA GÜNDEME GELDİ
Durmuş Yılmaz'ın kamuoyunun gündemine oturması ise Akşam Gazetesi'nin çektiği bir fotoğrafla oldu. Yılmaz'ın evini ziyarete giden gazeteciler, kapının önünde duran ayakkabıları da çekince bu fotoğraf Türkiye gündemini uzun süre meşgul etti. Yılmaz, daha sonra yaptığı açıklamalarda evinin kapısının önündeki ayakkabıların fotoğrafının çekilmesinden hiç rahatsızlık duymadığını belirtmiş ve 'Türkiye'ye, Türkiye'nin gerçeğini gösterdiler, o fotoğraf benim gururum" ifadesini kullanmıştı.
AYAKKABILAR BURSİYERLERE AİTTİ
Gerçekten de Yılmaz Ailesi'nin evinin önündeki ayakkabılar burs verdikleri öğrencilere aitti ve bu öğrenciler Yılmaz'ı tebrik için eve gelmişlerdi. Şu anda bu öğrencilerden ikisi hakimlik yolunda, diğeri ise Maliye Bakanlığı'nda göreve başladı.
İHRACATÇILAR ÇOK ELEŞTİRDİ
Durmuş Yılmaz'a görev süresi boyunca en büyük eleştiriler ihracatçı kesiminden geldi. Özellikle kriz döneminde faizleri artırdığı ve doların düşük kalmasına sebep olduğu düşüncesiyle bakanlar bazında dahi ciddi eleştirilere uğradı. O ise kendini hep Merkez Bankası'nın görev tanımıyla savundu, yani enflasyon hedeflemesi. 
EN İYİ MERKEZ BANKASI BAŞKANI SEÇİLDİ
Merkez Bankası'nın politikaları içeride kısmen eleştirilse de dışarıda olumlu yankılar buldu ve Yılmaz 2009 yılında iki önemli ödüle layık görüldü. Dünyanın önde gelen finans dergilerinden Euromoney, Başkan Yılmaz'ı “2009 Yılının En İyi Merkez Bankası Başkanı”, Emerging Markets dergisi de Emerging Europe kategorisinde “2009 Yılının En İyi Merkez Bankası Başkanı” seçti. 
"TÜRKİYE'NİN OTOBANDAN ÇIKMASINI ÖNLEMEYE ÇALIŞIYORUZ"
Yılmaz'ın son dönemde ısınan ekonomiyi soğutmak için faizleri indirip zorunlu karşılıklarda artışa gitmesi de çeşitli tartışmalara neden oldu. İç talebin kısılacağı endişesi ile iş dünyası ve bankacılık kesiminden farklı sesler yükseldi. Yılmaz ise politikaları şu sözlerle savundu: "Türkiye’yi otobanda son sürat giden bir otomobil gibi. Aldığımız kararlar ekonomide sigorta görevi görüyor, amaç Türkiye’nin otobandan çıkmasını önlemek."
STGLITZ'DEN DESTEK GELDİ
Yılmaz'ın son dönemde uyguladığı politikalar yurtdışında da ilgi odağı oldu. Hatta Nobel ödüllü ünlü ekonomist Joseph Stiglitz'den Yılmaz'a şakayla karışık ilginç bir destek geldi. 
"AL BERNANKE'Yİ VER YILMAZ'I" 
Stiglitz, Davos toplantılarında katıldığı bir TV programında “Biz size ABD Başkanı Ben Bernanke’yi verelim, yerine Durmuş Yılmaz’ı alalım” diyerek Yılmaz'ın ne kadar başarılı bulduğunu ortaya koydu. Kriz Kahini olarak adlandırılan ekonomist Nouriel Roubini de, "Merkez Bankası’nın faiz indirimi ekonomik büyüme açısından olumlu. Piyasalar açısından en doğru karar mı değil mi tartışılıyor ama Türkiye için pozitif bir bakışım var" diyerek Yılmaz'a destek verdi.
"DÜRİYE HANIM BENİ EVDE GÖRMEYE ALIŞIK DEĞİL"
Aradan geçen 5 yılda her ne kadar bazı kararları tartışma konusu olsa da genelde ekonomi çevrelerinin övgüyle bahsettiği Durmuş Yılmaz, 18 Nisan itibariyle kamu görevini bırakıyor. Bundan sonra ne yapacağına henüz karar vermedi ama evde oturmayacağına kesin gözü ile bakılıyor. 
Yılmaz da bu görüşü doğrulayarak "karnımızı doyurmak için elbette çalışmaya devam edeceğim. Emekli olunca büyük bir ihtimalle Düriye Hanım (eşi) ile kavga ederiz. Çünkü beni evde görmeye alışkın değil. Gelen tekliflere göre karar vereceğim" diyor. 

Kronoloji / kayıt

Kayıt
2025-08-15 05:01:40