Kastamonu'nun Araç ilçesinden İstanbul'a gelerek 1777 yılında Bahçekapı'da küçük bir şekerci dükkanı açtı. Lokum ve akide şekeri imal etmeye başladı.
Önce "Araçlı Şekerci" diye anıldı. Hacca gittikten sonra da "Hacı Bekir" adıyla anıldı.
Bekir Efendi'nin 1777'de açtığı ilk dükkan, günümüzde Ali Muhiddin Hacı Bekir Şekercilik A.Ş.'nin Bahçekapı'daki satış yeridir. Bu dükkan, İstanbul'da iki asırdan bu yana aynı yerde aynı hizmeti gören tek dükkandır. Dünyada bile bunun benzeri yoktur.
Hacı Bekir Efendi'nin akide ve lokumlarının ünü Osmanlı Sarayına ulaşınca, Osmanlı'nın yenilikçi Padişahı 2. Mahmut tarafından Nişan-ı Ali Osmani'nin 1. Rütbe Nişanı ile sarayın Şekercibaşı’lığına layık görüldü. Sarayın şekerlemeleri Hacı Bekir Efendi imalathanesinden alınmaya başlandı.
Hacı Bekir Efendi'nin vefatından sonra oğlu Mehmed Muhiddin Efendi ve onun vefatıyla da torunu Ali Muhiddin Hacı Bekir işleri devraldı. Sarayın Şekercibaşı’lık ünvanı da onlarla beraber babadan oğula devam etti.
Mehmed Muhiddin Efendi’nin vefatı sırasında yaşı küçük olan oğlu Ali Muhiddin, annesi Reşide Hanım’ın desteğiyle işleri yürüttü. Ali Muhiddin Bey’in zamanı kurumunun altın çağı oldu.
1906 Fransa - Paris - Nice fuarlarında altın madalyalar kazanıldı. Osmanlı Şekercibaşı’lık ünvanı Ali Muhiddin Bey’e de verildi.
Torun Ali Muhiddin Hacı Bekir dönemiyle beraber Hacı Bekir Müessesesi, bir dünya firması halini aldı.
1911 yılında Ali Muhiddin Bey'e Mısır Sarayı tarafından da Şekercibaşı’lık ünvanı layık görüldü. Mısır'ın büyük iki kenti Kahire ve İskenderiye'de, gönderilen usta ve personel ile Hacı Bekir şubeleri kuruldu.
Kronoloji / kayıt
Kayıt
2025-08-15 05:02:34