“Erol Mermer kalender ve çelebi adamdı”
Osman Esgice
25 Temmuz 2015
Erol Mermer’in vefatının ardından “Bâbıâli Sohbetleri”nde buluşan arkadaşları ve meslektaşları, onun güzel dünyasını anlattılar, aziz dostlarını rahmetle ve saygıyla andılar.
Yaklaşık 3,5 ay önce ebedî âleme göç eden senarist, yapımcı ve yönetmen Erol Mermer için bir anma toplantısı gerçekleşti. Ailenin, dostlarının ve meslektaşlarının büyük ilgi gösterdiği toplantı, Cağaloğlu’nda Timaş Kitapkahve’de yapıldı.
Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)’nin bayramdan sonraki ilk toplantısında sinema ve basın dünyasının tanımış isimleri bir araya geldi. Bir süre önce hayata veda eden Erol Mermer için “Bâbıâli Sohbetleri”nin 250’ncisinde buluşan sanatseverler, duygu ve düşüncelerini paylaştılar, hâtıralarını aktardılar.
Toplantıyı yöneten Mehmet Nuri Yardım, açış konuşmasında Erol Mermer’in son derece mütevazı bir kişiliğe sahip olduğunu belirterek, “O çok mahviyetkâr ve mütevazı bir insandı. Dervişti, çelebiydi. Aynı zamanda iyi bir sanatkârdı, sinemaya gönül vermiş bir idealistti. Bir çok değerli eserin altında imzası vardır. Cenab-ı Allah onu seviyordu, yanına aldı. 60 yıllık ömrüne çok şeyler sığdırdı, hizmetlerini inşallah hiç unutmayacağız, unutturmayacağız, hâtırasını her zaman yaşatacağız.” dedi.
ÇİRKİNLİKLERİ KOVMAK İÇİN VARDI
Yazar ve ressam Gürbüz Azak, yakından tanıdığı Erol Mermer’in iç dünyasını ve güzelliklerini çarpıcı cümlelerle anlattı. “Sanat, çirkinlikleri kovmak için vardır.” diyen Azak, şunları söyledi:
“İşte Erol da güzellikleri yaşatmak, çirkinlikleri kovmak için yaşardı. Türkiye gazetesinde beraber çalışırken odama gelir, senaryolar, hikâyeler anlatırdı. Uzakdoğu sporlarını iyi bilirdi. Bir gün ona “Bir insanı nasıl yıkarsın?” diye sorduğumda anlattı. Sonra “Peki hiç kimseyi yıktın mı?” diye sorduğumda utanarak “Hayır” dedi. O yıkan değil yapandı, gönülleri inşa eden sanatkârlardandı. Vefatına çok üzüldüm, Allah rahmet eylesin.”
Yazar, senarist Üstün İnanç da Erol Mermer’i çok sevdiğini ve takdir ettiğini ifade ederek, “Onun vefatı beni çok sarstı. Söyleyecek kelime bilemiyorum. Madem ki, bu kadar kalabalık ve seçkin bir dinleyici topluluğu onu rahmetle, saygı ve sevgiyle anıyor demek ki bu toplumda iz bırakmış müstesna kişilerdendi. Rabbim mağfiretiyle muamele etsin.” dedi.
Türkiye gazetesi kültür sanat editörü Halil Önür, Erol Mermer ile Fatih’te komşuluk yaptıklarını ve o günleri hasret ve muhabbetle andığını hatırlatarak şöyle konuştu: “Erol abi ile sık sık görüşürdük. Fatih toplatılarımız vardı. Sonra sinema toplantılarında buluşurduk. ‘Vefa’ diye güzel bir film çekti. ‘Ebu Turab’ filminde adam bulamayınca oyuncu bile oldu. ‘Hicran Yarası’ filmini anmalıyım. O yüreğiyle, hâl diliyle örnek bir kişilikti. Onu unutturmayan vefalı dostlarına teşekkür ediyorum.”
Sinema yazarı İhsan Kabil, “Erol Mermer’i geç tanıdım, erken kaybettim, değerini bilemedik.” derken Nazif Tunç birlikte yaptıkları çalışmalarını özetledi. Tunç, “TGRT’nin kuruluşunda beraberdik. Rahim Er Beyin başında olduğu ilk senaryo ve film çalışmalarını başlattık. 1991 yılında TGRT ilk olarak Cem Ertürk’ün ‘Kurdoğlu’ filmini yapmıştı. O zamanlar çok güzel hâtıraları birlikte yaşadık. Rahmet diliyorum.”
Konuşmacılar arasında bulunan Bestami Yazgan, “Erol Bey güneş gibiydi. Nasıl güneş güzel yüzünü gösterir akşam da kaybolursa o da her gün güleryüzüyle dostlarına tebessüm eder, sonra da sessizce bir kenara çekilirdi. Onu hep arayacağız ve Fatihalarla anacağız.”
Senarist Mehmet Uyar kısa konuşmasında şunları söyledi: “Onunla TGRT’de tanıştık ve beraber çalıştık. Bir film için bir araya geldik. Onu görünce ümitlenirdim. Hep iyimserdi, hiç şikâyet etmezdi. Onu ‘iyimser insan’ diye niteleyebilirim.”
ESKADER Başkanı Şerif Aydemir, “Son sekiz yılda beraber olduk, birlikte çalıştık, yolculuk ettik. Hamdetmesini bilenlerdendi. Sevilen ve sayılan birisiydi.” diye konuştu. Yazar Sadettin Kaplan ise duygularını şu şekilde ifade etti: “Birbirimizi ESKADER toplantıları sırasından tanıdık ve sevdik. Mekânı cennet olsun.”
DİGERGAM VE NÜKTEDAN
Mimarlar ve Mühendisler Grubu eski Başkanı Avni Cebi de birlikte çalıştığı Erol Mermer için şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir güzel insan Erol Mermer’in ardından güzel konuşmalar yapılıyor. Evet o derviş, gönül insanı, mütevazı, kanaatkâr, yüreği ile konuşan, çelebi meşrep, gülümseyen insan, sakin haliyle konuşan, geldiği yere sıcaklık veren, özüyle beraber yüzü gülen insan, talepkâr olmayan haline razı, hassas, iyimser, umut veren, şikâyet etmeyen kalender, kendi ruh dünyamızın insanı, yolculuğu güven veren, hastalığına sabreden, hamd etmesini bilen, bakışıyla duruşuyla bizi aydınlatan rahatlatan, muhlis, mümin, digergam, nüktedan, bilgiye ve öğrenmeye âşık senarist, yönetmen, grafiker, eğitimci, yazar, yaşarken kıymetini bilmediğimiz keşke daha fazla beraber zaman geçirebilseydim diyebileceğimiz güzel insanlardan biriydi. Rabbim bizlere de arkamızdan böyle güzel anılmayı nasip etsin. Örnek insanlar hayatları ile yaşamı güzelleştirir, kolaylaştırır ve bereketlendirir. Mağfiret ve rahmet üzerine olsun. Yaşarken birbirimizin kıymetini bilmeyi rabbim bizlere fark ettirsin.”
Televizyon sunucusu ve sinema yazarı Abdurrahman Pala 1997’de TGRT’de Rahim Er’le birlikte “Entelektüel Boyut” programını yaptıklarını o zaman Erol Mermer’le tanıştıklarını ve dost olduklarını söyledi, “Mütevazı kişiliği ile dikkat çekiyor ve seviliyordu.” dedi. Meslektaşı ve arkadaşı Hüseyin Sarıkoç, Erol Mermer’in ESKADER çatısı altında birlikte çalıştıklarını ve son derece güzel projelere sahip olduğunu bunların bir kısmını gerçekleştirdiği söyledi ve devamla, “Erol Mermer, düşünen, üreten, paylaşan ve dostluk kuran bir insandı. Örnek bir kişilikti.” dedi. Kemal Çiftçi, Erol Mermer’in İstanbul 2010 Projesindeki hizmetlerinden ve kültür hayatımıza kazandırdığı eserlerden bahsetti. Mehmet Kâmil Berse, Veysel Karani Önen, Fahrettin Özyurt ve Fatma Ersem Yargıcı da Erol Mermer’le ilgili iyi duygularını ve bazı hâtıralarını paylaştılar. En kadîm dostlarından olan Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş da, Erol Mermer ile gençlik yıllarından ve Konya hâtıralarından bahsetti. Program, Muhsin Duran’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim, Mahmut Toptaş’ın yaptığı dua ile, çekilen hâtıra fotoğraflarının ardından sona erdi.
Kronoloji / kayıt
Kayıt
2025-08-15 05:46:12