YORUM
Necip Fâzıl ve Abidin Dino 
Beşir Ayvazoğlu 
Zaman 15 Kasım 2012
Üzerinde çalışmakta olduğum bir kitap için şu sıralarda ressam Abidin Dino’yla da ilgileniyorum. Öteden beri önemsediğim ve Türk resminde çok özel bir yere sahip olduğunu düşündüğüm Dino’nun resimlerine -bilhassa desenlerindeki müthiş dinamizme- bayılırım. Mesnevi Şârihi Abidin Paşa’nın torunu, mensubu olduğu D Grubu’nun nasıl kurulduğunu anlattığı bir yazısında, grupta yalnız kendisinin akademik eğitim almadığını, Paris’te ünlü ressamların atölyelerine de hiç uğramadığını söyler. Hatta kübist ve post-kübist akımlara da pek ilgi duymamıştır; onun sanatının kaynakları -kendi ifadesiyle- hat sanatı, minyatürler, Bizans mozaikleri vesairedir.
1930’ların aydınları arasında henüz keskin bir ideolojik kutuplaşmanın bulunmadığını, birçok meselede ne kadar farklı düşünürlerse düşünsünler, her zaman bir araya gelip tartışabildiklerini unutmamak gerekir. Türkiye’de özellikle kübizmin temsilcileri olarak ortaya çıkan D Grubu’nun baş destekçileri arasında Necip Fâzıl’la Peyami Safa’nın da bulunduğunu söylersem ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. Bu grubun ilk sergisinin katalog yazısı Peyami Safa tarafından yazılmış, üçüncü sergisinin açılış konuşması da Necip Fâzıl tarafından yapılmıştı. Necip Fâzıl’ın “Beklenen Sanatkâr” isimli yazısı, bu meşhur konuşmanın metnidir.
Necip Fâzıl’ın Abidin ve ağabeyi Arif Dino’yla -o da önemli bir şair ve ressamdır- 1930’ların başında yediğinin içtiğinin ayrı gitmediğini Babıâli’de anlattıklarından biliyoruz. 1934 yılında, Eyüpsultan’daki Kaşgarî Dergâhı’na Abidin Dino’yla birlikte gittiğini, onun bu ziyaret sırasında yaşadıklarından çok etkilendiğini de O ve Ben’de anlatır. Ancak bu etki Marksist çevrelerle ilişkisi daha sıkı fıkı olan Dino’da fazla devam etmeyecek, Necip Fâzıl’ınsa hayatını ve istikametini bütünüyle değiştirecektir.
Tasavvufa yöneldikten sonra, eski çevresiyle ilişkileri ister istemez zayıflayan Necip Fâzıl, 1936 yılında Ağaç dergisinde bir araya getirdiği dostlarıyla yollarını yavaş yavaş ayırır. Daha doğrusu dostları ondan hızla uzaklaşmaya ve şiirlerini beğenmemeye başlarlar. Sadece Abidin Dino, “Sabık Şair”in Senfoni şiiri etrafındaki “sükût senfonisi”ni ağır bir biçimde eleştirmiş ve çok beğendiği bu şiirin Necip Fâzıl’a, daha doğrusu onun yeni duruşuna karşı “isyan bayrağını çeken şiir” olduğunu iddia etmiştir. Necip Fâzıl’a karşı Senfoni şiiriyle birlikte cephe aldığını söyleyen Dino’nun şu cümleleri ilgi çekicidir:
“‘Gece bir hendeğe düşercesine’ Kısakürek’in kucağına düştüğü dünya benimkine düşman. Elimde -haberi olsun- müthiş bir silah var: Senfoni. Zaman içinde eser mi galip gelir, sanatkâr mı, görürüz.”
Abidin Dino, bunları Serveti Fünûn-Uyanış dergisinin 23 Kasım 1939 tarihli sayısında çıkan “Senfoni, Necip Fâzıl’a Karşı İsyan Bayrağını Çeken Şiirdir” başlıklı yazısında söylüyor. Bu da artık ideolojik olarak karşı kutuplarda yer alsalar da, birbirlerini hâlâ sevdiklerini ve takip ettiklerini göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Necip Fâzıl’ın da, Babıâli’de yazdıklarının satır araları iyi okunursa, Dinolara sempatisinin devam ettiği anlaşılır.
Çok iyi bildiğimiz bu arkadaşlığın Yapı Kredi Yayınları arasında çıkan A’dan Z’ye Abidin Dino (2000) adlı kitapta nasıl anlatıldığını merak ettim, açıp baktım. Yok, Necip Fâzıl yok... D Grubu maddesine baktım, onda da yok... Peki, Peyami Safa? Kitabın yazarı, onu da Dino’nun hayatından çıkarmayı tercih etmiş. Necip Fâzıl’ın ismi sadece “Babıâli” maddesinde ve bu maddede kullanılan, Dino’nun Necip Fâzıl ve Peyami Safa’yı Fikret Adil’le birlikte gösterdiği karikatürünün alt yazısında zikrediliyor.
Kötü biyografi yazarı, kendini hayatını yazdığı kişinin taraftarı veya düşmanı olarak konumlandırır; böyle yazarlar hoşlarına gitmeyen ayrıntıları gizler, gizleyemezlerse değiştirirler. Necip Fâzıl’ı, Nâzım Hikmet’i vb. sevmiyor musunuz, ona ideolojik olarak düşmanlık hisleriyle mi dolusunuz, yok sayıverirsiniz. Tabii gerçekler siz yok saydığınız için yok olmaz; bir gün birisi çıkar, pat diye yüzünüze vuruverir, vesselam.

Kronoloji / kayıt

Kayıt
2025-08-15 02:27:26