HABER
Bedri Rahmi’nin Kanadalı gelini 
Anadolu’yu ‘yazı’yor
ABDURRAHMAN BÜYÜKKESKİN 
Zaman 23 Ekim 2012 
Eyüboğlu: “Anadolu’ya özgü bu sanatın yok olmasını istemiyorum” 
Zengin bir yazma koleksiyonuna sahip Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun gelini Hughette Bouffard, yazmacılığı yaşatmak için ne varsa yapıyor. Yazmacılık dersleri veren Hughette, “Anadolu’ya özgü bu sanatın yok olmasını istemiyorum” diyor.
Hughette Bouffard Eyüboğlu, ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Fransız asıllı Kanadalı doktor gelini. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 1976 yılında vefatından sonra eşi Mehmet ile 36 yıl boyunca yazmacılık işini sürdüren Hughette, 3 yıl önce de eşini kaybedince bu yolda tek başına kalmış. Ama Türkiye’ye gelince tanıştığı bu sanat dalından gönül bağını koparmamış. Zengin bir yazma koleksiyonuna sahip olan kayınpederinin kara kalemle ve fırça boya ile yaptığı yazmaları kalıp üzerine aktararak geleneksel el sanatını modern teknikle buluşturmuş. 
Bununla da yetinmeyen Hughette, eşi ve kayınbabasından kültürel miras kalan geleneksel yazmacılığı yaşatmak için şimdilerde şehir şehir dolaşarak kurs veriyor. Gelin Eyüboğlu’na göre, yazmacılık sabır isteyen bir el sanatı. Strafor üzerinde kalıp çıkarmayı ‘İğne ile kuyu kazmaya’ benzeten Eyüboğlu, sert köpük üzerinde ısıtılmış iğne ile ‘Dım dım’ ismini verdikleri kalıpları ipek ve pamuk kumaşlara baskı yaptıklarını söylüyor. 
Hughette Eyüboğlu, merhum eşiyle birlikte 200 farklı desende hazırladıkları yazmaları 15 yıl içinde 12 ayrı ülkede 100 sergi açarak sergilemiş. Almanya, ABD, Fransa, Belçika, Çin, Avusturya, Hollanda, İsveç, İsviçre, Macaristan, Kanada ve İngiltere’de açtıkları Yazma Şenliği’nde, insanların yazmaları görünce hayranlık içinde incelediklerini aktarıyor ve şöyle konuşuyor: “Türkiye’de gençler ‘yazmacılık’ nedir diye sorduğunda şaşkınlık geçiriyor ve üzülüyorum. Anadolu’ya özgü bir el sanatının göz göre göre yok olmasını istemiyorum. Usta çırak ilişkisi içinde kayınbabam ve eşimden öğrendiğim yazmacılığı oğlum S.Rahmi Eyüboğlu ile de yaşatmaya çalışacağım.”
Hughette Bouffard Eyüboğlu, yazmacılık sanatının kendisini kabul ettirdiği tek şehrin Tokat olduğunu aktarıyor. Ancak Eyüboğlu’na göre, oradaki yazmacılık yerini fabrikayla seri üretime bırakmış durumda. Yani gelenekselliğini kaybetti. Yaptıkları her desene hat sanatının yaşaması için Osmanlıca yazarak mühürlerini vurdurduklarına işaret eden Kanadalı gelin, yazmacılığı yaşatma çağrısında bulunuyor: “Ülkemizde yüzlerce müze var. Her türlü hediyelik eşya oralarda satılıyor, fakat geleneksel el sanatlarımıza özgü el emeği göz nuru eserler yer bile almıyor.” 
Müzeleri gezen turistlerin ülkelerine dönerken bize özgü kalıcı hediye alamadıklarına işaret eden Hughette, bu kapsamda müzeler için yazma hazırladıklarını kaydediyor. Evlerimizdeki masa örtüsü, yatak örtüsü, giysilerimiz, şal ve başörtülerin birbirinden güzel yazmalarla süslenebileceğine işaret eden Hughette, “El ele verelim ve bu güzel el sanatını öldürmeyelim.” diyor.

Kronoloji / kayıt

Kayıt
2025-08-15 06:17:06