Ekselansları Ömer Paşa'nın eşi yada Macar asıllı Ida Hanım..
EMRE ARACI
Cumhuriyet Dergi 6 Eylül 1998
Sekiz Mart 1998 tarihli Cumhuriyet Dergi'de yayımlanan "Ekselansın besteci eşi" başlıklı yazımda sizlere Osmanlı İmparatorluğu'ndan adı dahi bilinmeyen ve bundan 140 sene önce eserleri Londra'da basılan bir hanım besteciden bahsetmiştim. Ne yazık ki bu hanim bestecinin adini dahi bulamadığımı belirtmiş ve kendisinin sadece Ömer Paşa'nın karısı olarak bilindiğini yazmıştım. Sevinerek söylemek istiyorum ki, hem okurlardan aldığım bilgi ışığında, hem de o günden bugüne İngiliz arşivlerinde yapmış olduğum daha geniş kapsamlı araştırmalar sonucu Ömer Paşa'nın besteci esinin sadece adini öğrenmekle kalmadım, hayatı ve kişiliği ile ilgili olarak da daha pek çok bilinmeyen yönlerine rastladım. İşte bu yazımda da sizlere son derece kuvvetli bir karaktere sahip olan bu unutulmuş bestekarın hayat hikayesini kısaca anlatmak istiyorum.
Yazımın yayımlanmasından sonra benimle ilk irtibat kuran kişi, bu esrarengiz bestecinin erkek kardeşinin torunu Gülçin Kadıköy oldu. Kendisinin vermiş olduğu bilgiye göre Ömer Paşa'nın karısı, İkinci Mamut ile Abdülmecid'in musirlerinden olup Nizip savaşında Mısırlı İbrahim Paşa'ya yenilen Çerkez Hafız Mehmet Paşa'nın kızı oluyormuş. Hafız Paşa'nın birçok eşinden 13 veya 14 kızı olmuş ve bu kızlarından bazıları Abdülmecid döneminde Müslümanlığı kabul eden yabancı komutanlar ile evlendirilmiş. Örneğin bunlardan Adviye Hanım Magdeburg Paşa diye bilinen Alman asıllı Mehmet Ali Paşa, bir diğeri de Ömer Lütfi Paşa ile evlenmiş. Ömer Paşa, veya öz ismi ile Mahalyo Lattas, daha önceki yazımda da belirttiğim gibi Kırım Savaşı döneminde Serdar-i Ekrem, yani Osmanlı İmparatorluğu ordularının baş kumandanı olup, esasen Macar ve Hırvat karışımı bir aileye mensuptu. Kırım Savaşı sırasında İngiltere ve Fransa ile olan müttefikliğimizden dolayı da kendisi hakkında yabancı basında devamlı haberler çıkmaktaydı. Önceki yazımda da İngiliz Illustrated London News gazetesinin 22 Ekim 1853 tarihli bir haberine göre Hüsrev Paşa'nın Ömer Paşa'yı himayesine aldığını, Türk ordusunda görevlendirdiğini ve kendisini İstanbul'un en zengin varislerinden bir yeniçeri ağasının kızıyla evlendireceğine söz verdiğinden bahsetmiştim. Şimdi anlaşılıyor ki yabancı gazetenin kastettiği bir yeniçeri ağası terimi o donemde çoktan ortadan kalkmış olan bu kurumun başında bulunan kişi yerine, Osmanlı ordusundaki yüksek rütbeli bir paşa, yani Çerkez Hafız Mehmet Pasa, anlamında kullanılmış. Bir anlamda da böylelikle gazetenin haberi doğrulanıyor.
Esasında Ömer Paşa ailesi çok ilginç bir ailedir: Nazım Hikmet'in annesi Celile Hanım, Oktay Rıfat, Mehmet Ali Aybar, Ali Fuat Cebesoy ve Halide Nusret Zorlutuna hep Ömer Paşa'nın torunları veya torun çocuklarıdır. Ömer Paşa'nın kendisi de müziğe son derece meraklıdır. Hafız Paşa'nın kızının da kuvvetli bir müzik bilgisi olması zamanın Osmanlı toplumunun bir kesitini etkisi altına alan Batı müziği modası göz önüne alınırsa doğal sayılabilir. Ancak bir başka okur, Leyla Aysan'dan aldığım bilgiye göre Ömer Paşa'nın besteci esi Hafız Paşa'nın kızı değil, annesi Macar, babası Alman-Avusturyalı olan Ida isminde bir hanimdir. Bu konuda hatta meşhur Bosnalı Sırp yazar Ivo Andric, "Omer Pacha Latas" isimli roman tarzında bir de biyografi yazmış. Andric bu eserinde Ida'nın Ömer Paşa ile evlendikten sonra Müslümanlığı kabul ettiğini ve Saide Hanım ismini aldığını yazmaktadır. Ida iyi bir piyanisttir ve Viyana'da bir sure meşhur piyano oğretmeni Czerny'den de ders almıştır. Bütün bu ipuçları ele alındığında ortaya ilginç bir tablo çıkmaktadır; ancak haberlerin belki de en ilginci tesadüfen Edinburgh Üniversitesi kütüphanesinde bulduğum The Musical Gazette dergisinin 5 Aralık 1857 tarihli sayısında yer alıyor. Haber aynen şöyle:
"Ömer Paşa'nın boşandığı karısı: Birkaç Fransız dergisi Ömer Paşa'nın boşanan karısının Paris'e geldiğini haber vermektedirler, Patrie tarafından mesleğine ait şu bilgiler verilmiştir: Transilvanya'da doğdu ve 11 yaşındayken Bükreş'teki en iyi yatılı okullardan bir tanesine yollandı. Piyano'da aldığı birkaç ders şahane müzik kabiliyeti seklinde kendisini gösterdi ve bu alette onbeş yaşına ulaştığında son derece dikkate değer bir kabiliyet sergiledi. Bu zaman içerisinde Wallachia'da askeri kumandan olan Omer Pacha bir aksam davetinde bu genç hanım ile tanıştı ve müziği de çok sevdiği için ona aşık oldu ve bunu takiben kendisi ile evlendi. Kendisi daha sonra Müslüman adetlerini kabul etmek mecburiyetinde kaldı; bu Hıristiyan bir tür Khanowm [Hanım]'a dönüştü ve evden peçesiz hiç çıkmadı, ancak Doğulu adetlerin tersine kocasına bütün savaş meydanlarında eşlik etti. Askerlerinin muhteşemliği karşısında özellikle çok etkilenmiş ve Türk ordularının savaş meydanında çaldıkları zafer marşları bestelemişti. Bu evlilikten olan tek çocuk bir kazada ölünce, Ömer Paşa yeni bir varis ümidi ve belki de kendisini eski Türk partisine daha yakınlaştırmak için, Hafız Paşa'nın kızı ile evlenmeye karar verdi. Esine 'haremde kal' dedi, ancak bu onur kırıcı teklifi gururuna yediremedi ve boşanma arzusu kabul edildi. Su anda kendisi Fransa'ya şerefli bir mülteci olarak sığınmıştır. Bu hanım sadece 23 yaşındadır."
Görüldüğü gibi derginin haberi son derece açıktır. Ömer Paşa'nın karısı gerçekten Romanya'da yetişmiştir. Hafız Paşa'nın kızı ise Lattas'in bir sonraki eşidir. Bu bilgilerin ışığında başta adını dahi bilemediğimiz bu unutulmuş bestecinin son derece ilginç hayatından bir kesit böylelikle ortaya çıktı. Diğer bazı Fransız dergilerinde de bu hanımdan Zuleide Hanım Efendi olarak bahsedilmektedir. Şüphesiz bu hanım bestecinin başka eserleri de var. Biz müzik tarihçilerine düşen görev bu eserleri sadece ortaya çıkartmak değil, tekrar tekrar çalarak yaşatmak.
Önceki yazımda bir de İngiliz bestecisi Henry Goodban'in Ömer Paşa Valsleri adında bir eserinden bahsetmiş ve bunu da benim oturduğum Edinburgh şehrindeki M. Brouneau adında birisine ithaf ettiğini belirtmiştim. Sonradan Edinburgh postanesinin 1856 senesinin adres rehberine baktığımda bu kişinin 61 Queen Street adresinde oturmuş olan bir Fransız dans öğretmeni olduğunu görmek beni gerçekten çok sevindirdi. İleride eminim daha pek çok parçaları ortaya çıkacak olan bu bulmaca biraz daha tamamlanmış oldu.
Kronoloji / kayıt
Kayıt
2025-08-15 06:30:02