GÖRÜŞ
Seçim barajı telaşı
Seyfettin Gürsel
Zaman 20 Temmuz 2015
Ne olduysa dünya rekortmeni seçim barajı sürpriz bir şekilde acele gündeme getirildi. Rakamlar havada uçuşuyor: Yüzde 10'luk barajı AKP'nin yüzde 7'ye, hatta yüzde 5'e indirmeyi tasarladığı basında yer aldı. CHP kanadından ise barajı yüzde 3'e ve yüzde 5'e düşüren teklifler Meclis'e sunuldu. HDP ise sıfır barajı savundu. MHP'den ise henüz ses yok. Belli ki seçim barajı konusunda kafalar biraz karışık.
AKP iktidarının 12 Eylül'den miras antidemokratik yasalar içinde en çok sahip çıktığı yasa yüzde 10'uk seçim barajı oldu. Hatırlarsanız iktidara gelişi de bu olağanüstü yüksek baraj sayesinde olmuştu. Kasım 2002'de pek çok parti barajın altında kalınca neredeyse oyların yarısı çöpe gitmiş, barajı sadece AKP ve CHP geçtiğinden AKP yüzde 35 oyla rahat rahat iktidar olmuştu. Yaklaşık iki yıl önce başbakan Erdoğan birden iki alternatif seçim sistemi önerdi. Dar bölge (her seçim çevresinden bir milletvekili) olursa barajı sıfırlarız, bölgeleri daraltırsak (her seçim çevresinden en fazla 5-6 milletvekili) barajı yüzde 5 yaparız dedi.
Bu teklif elbette seçimlerin daha adil olması, özellikle de HDP'nin parti olarak gireceği seçimlerde hak ettiği temsili kazanması için yapılmamıştı. Amaç başkanlık sistemini getirmek için olmazsa olmaz koşul olan referandum çoğunluğunu (330 üzeri milletvekili) yapılacak ilk genel seçimde garanti etmekti. Çok sayıda seçim çevresinde uzak ara birinci olan AKP için tek turlu dar bölge sisteminde bu zaten cepte keklikti. Ama daha makul duran daraltılmış bölgede referandum çoğunluğunu kazanma şansı da epeyce yüksekti. Bu sistemde HDP bağımsız adaylarla çıkardığı 35 kadar milletvekiline yüzde 7-8 oyla 5 bilemedin 10 milletvekili daha eklerdi ama buna karşılık 3. parti olan MHP iyice eriyeceğinden AKP yüzde 42-43 oyla 330'u geçerdi.
Çok geçmeden başbakan “muhalefet teklifime ilgi göstermedi” bahanesiyle seçim sistemi değişikliğini çöpe attı. Bu geri adımın nedeni belli değil. Sanırım 330 küsur milletvekili kazanmak için HDP'nin barajın altında kalmasının daha kestirme bir yol olduğuna karar verdi. HDP'nin seçimlere parti olarak katılacağını da MIT önceden öğrenmiş olabilir. Neyse ki evdeki hesap çarşıya uymadı. HDP barajı geçmekle kalmadı, yüzde 13 oyla 80 milletvekili çıkardı. AKP ise 276'yı bile bulamadı.
Artık yeni hesapların zamanı. Muhtemel bir erken seçimde AKP hiç olmazsa tek başına iktidarı hedefliyor. Bu elbette çok yönlü politika gerektiriyor. Daraltılmış seçim çevreleri ile birlikte yapılırsa seçim barajını düşürmek bu yönlerden biri olabilir. Bu sayede AKP tek taşla iki kuş vurabilir. Bir yandan MHP'ye kaptırılan oylar geri gelmese bile MHP, AKP lehine ciddi miktarda milletvekili kaybeder, HDP de Batı'da kazandığı milletvekillerinin çoğunu kaybeder. Ancak AKP için seçim barajının bir alt sınırı var. Baraj fazla inerse SP-BBP ittifakı baraja yaklaşacağından oylarının boşa gitmesini istemeyen bu nedenle kerhen AKP'ye oy veren dindar seçmenleri kaybedebilir. Bu nedenle yüzde 7 optimal duruyor. CHP çok bastırırsa seçim çevrelerini daraltmak koşuluyla yüzde 5'e razı olabilir.
CHP'nin derdi de muhtemel erken seçimde HDP'ye giden “emanet” oyları geri almak. Baraj esaslı bir şekilde düşürülürse HDP'ye giden oylarını rahatlıkla geri alacağını hesaplıyor. Aynı zamanda düşük baraj SP-BBP ittifakını da AKP'nin sırtından devreye sokacağından bu partinin tek başına iktidar şansını zayıflatıyor. Buna karşılık seçim çevrelerinin daraltılmasına CHP'nin karşı çıkacağı muhakkak. Batı'da zararlı çıksa da Güneydoğu'da hâkimiyetini iyice perçinleyecek böyle bir değişikliği HDP acaba destekler mi? Kestirmek zor. MHP'nin ise seçim çevrelerinin daraltılmasına şiddetle karşı çıkacağı muhakkak. Barajın düşürülmesine de HDP düşmanlığı nedeniyle hayır diyebilir.

Kronoloji / kayıt

Kayıt
2025-08-15 06:37:46