Ergenekon'un 'bir numarası' öldü
İlhami YANGIN
Anti Gazete 17 Ağustos 2011
Türk solunun en onemli isimlerinden birisi olan Mihri Belli bugün 96 yaşında hayatını kaybetti.
Yeni kuşak Mihri Belli'yi pek tanımaz. Bana göre Türk solunun içerisindeki en karanlık isimlerden birisi Mihri Belli'dir.
Hemen diğer isimleri de yazayım: Şefik Hüsnü (TKP lideri Yahudi asıllı), Reşat Fuat Baraner (Atatürk'ün teyzesinin oğlu, TKP lideri Sabetayist), Vedat Türkali (TSK'da yüzbaşı olarak görev yaptı, gerçek ismi Abdülkadir Demirkan, kullandığı diğer isimler; Abdülkadir Pirhasan, Barış Pirhasan, Vedat Türkali, Hasan Denizli... 1944, 1945 ve 1946 tutuklamalarında bütün gizli teşkilat ortaya çıkartılıp tutuklandığı halde ona dokunulmadı).
Mihri Belli, Şefik Hüsnü'ye çok yakındı. Şefik Hüsnü'nün hayatını kaleme alan nadir isimlerden birisi de Mihri Belli'dir.
*
Mihri Belli 1916 yılında Silivri'de doğdu. Sadece Yahudilerin eğitim gördüğü, Edirne'deki “Alliance İsraelite Universelle” (Evrensel Yahudi Birliği) okulunu, daha sonra da İstanbul'daki Robert Kolej'i bitirdi.
1936 yılında İktisat okumak üzere Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. Missisipi Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde eğitim gördü.
O tarihlerde Amerika'da eğitim görmek hele hele iktisat okumak öyle basit bir şey değildir.
İtalya ve Almanya'da faşizmin yükseldiği, İkinci Dünya Savaşı'nın yaklaştığı bu dönemlerde, savaş tehlikesi yaşanan Avrupa'dan da öteye giderek, Amerika'da eğitim görenlerin büyük çoğunluğu Sabetayist kökenlidir.
İktisat'a gelince; iyi bir Marksist olmak ve Marksist teoriyi derinlemesine kavramak için iktisat okumak gereklidir.
1939 yılında Amerika'daki eğitimini tamamlayan Mihri Belli -tahmin edeceğiniz gibi- sıkı bir Marksist olarak Türkiye'ye döndü.
1940'lı yıllarda ilkokul arkadaşı David Nea vasıtasıyla Türkiye Komünist Partisi'ne girdi.
İlkokul arkadaşı olduğuna göre David Nea ile Alliance İsraelite Universelle'den tanışmaktadır.
Mihri Belli 1942'de -yani partiye girdikten iki sene sonra- Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite üyeliğine getirildi. Böylesine önemli gizli faaliyet gösteren bir partiye üye olup, iki sene içerisinde Merkez Komite'ye yükselmek pek alışıldık bir şey değildir. Mihri Belli'nin bu yükselişinde hangi kıstaslar geçerliydi bilinmez (!).
Mihri Belli 1943-44 yıllarında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Profesör Fritz Neumark’a asistan oldu.
Fritz Neumark, Almanya’dan Türkiye'ye gelmiş Yahudi asıllı bir iktisatçıydı.
*
Mihri Belli yurt içinde ve yurt dışında önemli eylemlere/çatışmalara girmiştir.
1946 yılında yurt dışına çıkarak Yunan içsavaşına gerilla olarak katıldı. Demokratik Ordu saflarında tabur komutanlığına kadar yükseldi. Çatışmalarda iki kez yaralandı. Bulgaristan ve Sovyetler Birliği’nde tedavi gördü.
Yurt içindeki eylemlerinden en meşhur olanı, Süleymaniye camiine astığı “Saracoğlu faşisttir” pankartıdır. Bu pankart, Türk solunun tarihimizdeki ilk yasadışı pankarttır.
Marksist eylemlerinden dolayı defalarca hapis yattı.
Mihri Belli'nin hapishane anılarından küçük bir anekdot aktaralım;
Mihri Belli yasadışı sol faaliyetlerinden dolayı hapse düşünce, Cumhurbaşkanı Celal Bayar ona mesaj göndererek “Mücadelenizi takdir ediyoruz, iyi günler gelecektir...” yazmıştır.
Bayar bu mesajı Mihri Belli’ye Yeğeni Mihrizafer'le göndermiştir. 1
Hemen ekleyelim, Cumhurbaşkanı Celal Bayar da Bursa'daki Yahudi okulu “Alliance İsraelite Universelle” mezunudur.
Burada Celal Bayar’ın takdir ettiği “hangi mücadeledir” ve hangi “iyi günler gelecektir” anlaşılamamaktadır (!).
*
Sevim Tarı, Fevzi Çakmak liderliğinde faaliyet gösteren, Türkiye Komünist Partisi’nin memleket içinde kurdurduğu legal teşekküllerden birisi olan “İnsan Hakları Cemiyeti”nde görev yapıyordu. Sevim Tarı, bu cemiyetin teşkilât ve propaganda işlerinde faaliyette bulunmuştu.
Mihri Belli, Sevim Tarı ile 1957 yılında evlendi. Sevim Tarı da, Mihri Belli gibi uzun süre yurt dışında (Amerika, Almanya, Fransa vs.) bulunmuştu.
Millî Demokratik Devrim
Türkiye'de sosyalizmi demokratik parlamenter yollarla iktidara getirmeyi tasarlayan ve uygulamaya koyan ilk ciddi hareket Türkiye İşçi Partisi'dir.
Türkiye İşçi Partisi'nin parlamenter yolla iktidara gelme arzusuna muhalif olan tek görüş ise, Mihri Belli'nin ortaya attığı Millî Demokratik Devrim görüşüdür.
Mihri Belli hiçbir zaman Türkiye İşçi Partisi'ne üye olmadı. Buna rağmen parti içersinde Mihri Belli'ye bağlı küçük bir grup vardı.
Mihri Belli'nin Türkiye İşçi Partisi'ne olan zararı, partiyi destekleyen ve destekleyebilecek olan tabanı, yani gençleri, özellikle de üniversite gençliğini “Millî Demokratik Devrim” adını verdiği bir politikaya yönlendirmesidir. Aslında Millî Demokratik Devrim tezi bir politika da değil, düpedüz darbe teşebbüsüydü.
Mihri Belli, Şefik Hüsnü’nün Aydınlık Dergisini, “Aydınlık Sosyalist Dergi” adıyla tekrar yayınlamaya başlamış, Millî Demokratik Devrim adlı tezini burada daha da ileriye götürmüştü.
Mihri Belli’nin Millî Demokratik Devrim tezini kısaca özetlersek, Türkiye’de sosyalizmi kurmak için askerlerin bir darbe yapması gerekmektedir. Önce askerlerin liderliğinde millî bir demokratik devrim yapılacak, daha sonra sosyalizme geçilecektir.
*
Buraya kadar her şey tamamdır da; ne Marksist, ne de Leninist terminolojide Millî Demokratik Devrim diye bir tez yoktur!
Marksist - Leninist terminolojiye göre, “Millî” demek “Burjuva” demektir.
Marksizm ve Leninizm’e göre proleteryasız proleter devrimciliği imkânsızdır.
Türk solunun en büyük beyinlerinden biri kuşkusuz Hikmet Kıvılcımlı’dır.
Hikmet Kıvılcımlı toplam 22.5 sene hapis yatmıştır (Türkiye’de en uzun süre hapiste yatma rekoru Hikmet Kıvılcımlı’nın elindedir).
Ve bu dönem içerisinde de bol bol sol literatürü okumuştur, sayısız kitaplar yazmıştır.
Hikmet Kıvılcımlı'ya göre proleteryasız sosyalizm ve sosyalist partisiz devrimcilik boşuna ajitasyondur.
Görüldüğü gibi Türk solunun en etkin isimlerinden biri olan Hikmet Kıvılcımlı, Mihri Belli’yi açık açık kışkırtıcılıkla (ajitasyon) suçlamaktadır.
Kıvılcımlıya göre; “En ivedi tutum, Proletarya partisinin gerçekleştirilmesidir.
Çetecilik yerine, tüzükle işleyen proletarya partisi kurulmalıdır. Proletarya partisiz, Proletarya devrimciliği olamaz!” 2
Kıvılcımlı’nın burada “çetecilik” dediği cuntacılıktır.
Hikmet Kıvılcımlı'nın ajitasyon yapmakla suçladığı Mihri Belli'yi “eski tüfek” 3 diye ambalajlayıp sunan, Millî Demokratik Devrim tezini pratiğe geçiren kişi Doğan Avcıoğlu'dur.
*
21 Mayıs 1969 akşamı, Mihri Belli, annesinin Ankara Çelikkale Sokağı'ndaki evine o dönem sol hareketin önde gelen 20 ismini davet etmişti. Toplantıya katılan bazı isimler şunlardı: Mihri Belli, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Gülten Savaşçı (Çayan), Doğu Perinçek, Yusuf Küpeli, Mustafa İlker Gürkan, Gün Zileli, Ömer Özerturgut, Cengiz Çandar, Oral Çalışlar, Tarık Almaç, Mustafa Lütfü Kıyıcı, Mustafa Kemal Çamkıran...
Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi o dönemdeki etkili isimlerin hemen hepsi ''Mihri Ağabey''e danışmaya önem verirlerdi. O toplantı, Millî Demokratik Devrim tezini savunanların birlikte yaptığı son toplantı oldu.
Hatta bu toplantı, o dönemdeki solcu gençlik önderlerinin bir araya geldikleri son toplantı olmuştur.
Deniz Gezmiş, toplantıya girerken arkadaşlarına ''Mihri Ağabey'i parti kurmaya ikna edelim'' diyordu.
Toplantının ana gündemi partileşmedir. Deniz Gezmiş ve diğer isimler, o toplantıda partileşmek gerektiği savunur.
Yapılan konuşmalar ve parti kuralım tekliflerinden sonra Mihri Belli, böyle bir partinin koşullarının oluşmadığını söyler.
“Üç beş öğrenciyle parti kurulmaz" anlamında konuştu. Toplantı sonuç alınamadan dağıldı. Tüm devrimcileri şemsiyesi altında toplayabilecek bir parti kurulabilmesinin önündeki tarihi fırsat kaçırıldı.
Bu nedenle solcu liderlerin büyük bölümü daha sonra ortaya çıkan örgütlenmeler ve silahlı çatışmalardan Mihri Belli'nin sorumlu olduğunu ileri sürdüler.
Türk solu Mihri Belli’nin annesinin evindeki bu toplantıdan sonra devrimciler tekrar tekrar bölünür, önce ikiye ayrılan bu grup daha sonra yeniden parçalanmış ve tamamen yeraltına inmiştir.
Deniz Gezmiş, Filistin'e gitmeden önce de Doğu Perinçek'in yanına uğrar. Filistin'e gideceğini söyler: "Bir partimiz olsaydı bana gitme deseydi gitmezdim. Bana parti diyecekti ki burada kal, şu görevleri yap. Kaçak duruma düştüm faydalı da olamıyorum."
*
Özetleyecek olursak: Devrimci gençliğin silaha sarılması ve Türk solunun üzerinden silindir gibi geçen, 12 Mart ile 12 Eylül darbelerinin tek nedeni “Millî Demokratik Devrim Tezi”dir.
*
Sadece bu kadar mı?
Abdullah Öcalan'ın akıl hocası kim olabilir?
Tahmin edin bakalım...
*
Unutmadan şunu da ekleyeyim; lütfen nette kısa bir araştırma yapın, Abdullah Öcalan'ın eşi Kesire ortadan kaybolmadan önce, en son kiminle görüşmüş?
*
Benim en çok merak ettiğim mevzuya gelince; Acaba Alarko Holding'in patronu İshak Alaton, Mihri Belli'nin cenazesine katılacak mı?
***
1 Naki Özkan; Türkiye'nin En Eski Komünistlerinden Mihri Belli Eski Tüfekleri Eleştirdi, Milliyet, 12 Mart 2006.
2 Hikmet Kıvılcımlı; Oportünizm Nedir? Halk Savaşı'nın Planları, Devrim Zorlaması, Demokratik Zortlama, Derleniş Yayınları (Ankara 1978), s. 369-445 ve 449-477.
3 Mihri Belli, Doğan Avcıoğlu yönetimindeki Yön dergisinde “E. Tüfekçi” mahlasıyla yazılar yazmıştır.
Kronoloji / kayıt
Kayıt
2025-08-15 02:45:12