Haber Detayı
07 Şubat 2015 - Cumartesi 01:00 Bu haber 2831 kez okundu
 
Eğitim Üzerine; Ağaç Yaşken Eğilir
MAGAZİN Haberi
Eğitim Üzerine; Ağaç Yaşken Eğilir

"Çocukları sevin, onlara karşı şefkatli olun, onlara verdiğiniz sözü harfiyen yerine getirin; çünkü çocuklar, sizin onlara rızık verdiğinizi sanırlar." Hadisi Şerif Yıllardır tartışılan eğitim ne için olmalıdır sorusuna bir de kendi ebeveyn sorumluluklarımız penceresinden bakmaya ne dersiniz? Her anne ve baba çocuklarının gelecekte çok iyi yetişmiş birer birey olmalarını ister. Nitekim üzerine gidildiğinde her çocuk kendi yeterliliği nispetinde hayatın bir dalında rol sahibi olur,bu noktada hiç bir sorun yok. Günümüzde teknoloji, kitle iletişim araçları ve bilgi son sürat yol almış giderken çocuklarımızın böyle bir ortamda öğrenememesi beklenemez. Asıl sorun çocuklarımızın sadece bilgiye yönelik rekabetçi olarak yetiştirilmesindedir. Her yıl yeni sınav sistemleri geliştiriliyor yeni teknikler yeni eğitim programları deneniyor fakat hep bir şey var ki gözden kaçırılıyor o da çocuklarımız. Neredeyse hiç kimse bu değişimlerin çocuklar üzerindeki psikolojik ve sosyal baskısını anlayamıyor. Sanki her çocuk sınavlardan çok başarılı bir netice almak zorundaymış gibi çocukların belki de hayatları için en mühim olan karakter eğitimi ikinci plana itiliyor. Günümüzde yaşanan bütün dramların temelinde bilgiyi yanlış kullanmak olduğunu görüyoruz. Japonya'da yüz binlerin ölümüne sebep olan atom bombasını yapan da,Marmara depreminde binlerce insanımızın yok olmasına sebep olan o malzemesi eksik binaları yapan ve daha binlerce örnek verebileceğimiz insanlık dışı diye tabir edilen üzücü hadiselere sebep olan da yine bir insan değil miydi? Bir atom bombasının icadı ya da dünya devleri ülkelerin boy gösterilerine konu olan silahların,uçakların,bombaların icadı kimi mutlu edebildi ki. Dünyada yaşanan dramların başrollerini oynayan sözüm ona Diktatörlerin çok iyi eğitildiğini hepimiz pekala biliyoruz. Peki bu zalimlerin aldıkları eğitimin nelere mal olduğunu göremiyor muyuz ki çocuklarımız sırf bir yazılıdan düşük aldığı için dünyasını başına yıkıyoruz,küfürler ediyoruz, senden adam olmaz deyip gerçekten de adam olmaması için temel hazırlıyoruz. Bir İslam Alimi "İyi babaların çocuklarına bırakabileceği en büyük miras, servet değildir; güzel eğitim ve ahlâktır." diye buyurmuştur. Gerçekten de anne babalar olarak çocuklarımızın yanlışlarına karşı ne kadar gerçekçi tepkiler geliştirebiliyoruz. Onları kaçımız karşısına alıp dinliyor yoksa onların cebine üç beş kuruş harçlık koyup başımızdan def ederek kovuyor muyuz?. Hayatın gereği olarak çocuklarımızın ilerleyen yıllarda zaten her şeyi olacaktır. Son model bir araba, konforlu bir  ev ve daha nice varlığa sahip olmaları mümkündür fakat iyi bir karakter, güzel ve takdir edilen bir ahlak ne para ne pul ne de servetle kazanılamaz. Bu yüzden çocuklarımıza önce iyi bir karakter eğitimi verelim. Alın teri ile çalışmanın çalmaktan daha onurlu olduğunu,utanmanın yalancılıktan,dürüstlüğün düzenbazlıktan,doğruluğun sahtekarlıktan daha onurlu olduğunu öğretmek bizim elimizdedir.Kibrin hevanın hırsın sadece felaket getirdiğini göre göre çocuklarımızı sadece bir kütüphane gibi donatmak onları alevlerin kucağına bırakmaktan başka bir şey değildir. Rivayet edilir ki Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri  ordusu ile Mısır seferine giderken haliyle bağlık bahçelik yerlerden geçiyordu. Salkım üzümler, olgunlaşmış elmalar, armutlar ve daha türlü türlü meyveler vardı. Ordu Gebze yakınlarında konakladığı zaman, Yavuz Sultan Selim'in içine bir şüphe düştü: - Acaba askerim sahibinden izinsiz üzüm ve elma koparmış olabilir mi? diye düşünüyordu. Hemen Yeniçeri Ağası'nı çağırdı ve durumun araştırılmasını emretti. Heybeler - torbalar araştırıldı, iyice soruldu ama, asker üzerinde hiç bir iz bulunamadı. Yeniçeri Ağası gelip durumu söylediğinde Padişah rahatlamıştı. El açıp dua etti: "Ey Allah'ım!.. Bana haram yemeyen bir ordu ihsan ettiğin için Sana şükürler olsun." Sonra Yeniçeri Ağası'na dönüp şunları söyledi: "Eğer askerlerim içinde bir tek kimse sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yese idi, Mısır seferinden vazgeçerdim. Çünkü  haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz!.." Bu hadise bile ecdadımızın o zamanlarda bireyin ahlak eğitimine ne kadar değer verdiğini en güzel şekilde ifade ve teşbih etmektedir.             Çocuklarımıza sağlam bir karakter kazandırmak için ilk önce kendi nefsimizde bazı şeyleri yaşamamız gerekmektedir. Zira kendine söz geçiremeyen başkasına da tesir edemez.Çocuğumuzun yalan söyleme,çalma,tembellik gibi davranışlarından rahatsız olmuşsak bizim ona doğru davranışı yaparak canlı kanlı model olmamız gerekmektedir.Sigara içen bir çocuğu sigara içen bir anne baba sen çocuksun sana zarar verir diyerek bu davranışından vazgeçiremez. Çocuğu bu davranışından ancak kendisi de sigaranın zararlı olduğunu kabullenmiş ve içmeye son vermiş anne babalar vazgeçirebilir.Bir davranışı söndürmenin en iyi yolu kişiye kendi yaşantımızla model olmaktır.             Netice itibari ile çocuklarımızı maratonlara hazırlanan birer at  gibi değil bir sonraki nesillere ışık tutacak birer anne birer baba gibi yetiştirmek en asli ve en kutsal vazifemizdir.Unutulmamalıdır ki Gönlüne hitap edemediğimizin aklına giremeyiz. Çocuklarımız Allah tarafından bize verilen en büyük armağanlardır onları biz sahiplenmezsek ne olduğu belli olmayan fikirlerin kölesi olmaktan kaçamayacak ve bir ömür hayatları berbat olacaktır. Çocuklarımızı anlayabildiğimiz ve dertlerine derman olabildiğimiz bir yaşam dileği ile…….
Kaynak: Editör:
Etiketler: Eğitim, Üzerine;, Ağaç, Yaşken, Eğilir,
Yorumlar
Haber Yazılımı