Haber Detayı
07 Şubat 2015 - Cumartesi 01:00 Bu haber 3392 kez okundu
 
Raif Medetoğlu: ’İŞİN UCUNDA ÖLÜM VAR YİĞİDİM
MAGAZİN Haberi
Raif Medetoğlu: ’İŞİN UCUNDA ÖLÜM VAR YİĞİDİM

Kıymetli okurlarım! Ölüm gerçeğini ve asıl vatanımız olan mezaristanı çokça zikretmemiz gerektiğini bu yazımda sizinle paylaşmak istedim.          Müflis tüccar kimliğimle manevi iflastayım. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyalık arzularıma yenik düşüyorum. An itibarı ile geniş âlemden kabre doğru sefer halinde olduğumu idrak ediyorum…     Bizler, sizler ve hepimiz, dünyalık heves uğruna, işlenmesi gereken fiil ve amellerimizde çok ahesteyiz. Maziye baktığımda kendi adıma beyan etmem gerekir ise, gaflet kuyularında bıraktığım yitik sermayem, bana sitemkâr üslubu ile akıp giden zaman içinde, kabir seni bekliyorken  dünyalık heves peşinde koşarak değerli zamanına zülüm ettin. Diyerek sitem etmeye devam ediyor. Önemli bir ihtar niteliğinde kabul ediyorum. Ancak zamanın soyut olduğunu, geri dönüşü olmayan büyük bir aldanış ve pişmanlık yaşamamak için irademin tekrar’’ RUBUBİYET’’ seanslarına tabi tutulması gerektiğine kanaat getiriyorum…         Maddi varlıkların kabir kapısına kadar arkadaşlık yaptığını biliyorum. Manevi sermayelerin aydınlığa açılan kapılar hükmünde olduğunu da biliyorum. Bunları; bildiğim halde o manaya odaklanmadığımı his ediyorum.                                 Dostlar! Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete doğru.        Heyhat! mazi gaflet kuyularında heder oldu. Geçen zaman gecenin karanlığı gibi, nerede? Kadirşinaslığımız, inandıklarımız uğruna kendinden vazgeçen dava adamı profilimiz, Derin bir ah çekerek beynimi formatlamak istiyorum. Zararlı virüslerden temizlenmek, çirkin arzuların, ihtirasların esaretinden kurtulmak, güvercin misali kanat çırpmak istiyorum. Aydınlık istikbalime…        Kardeşlerim! Bugün Kendimi meçhul ömrüme adıyorum. Hoş bir seda ile anılmak, ortaya koymak istediğim emeller, fiiller livechillah için olacak. Oh ne güzel nur üstüne nur…                    Ufukta beliren bembeyaz aydınlık gibi parlayan geleceğime selam durmak istiyorum. Prangalardan kurtulmak istercesine, heyecanla, meraklı bakışlarla, ümidini yitirmeden akıp giden zaman içinde, dünyalık heveslere esir düştüğüm kafesten kurtulmak istiyorum. Zerre zerre yok olmak, toprak olmak ve sonra mahşerde dirilmek…                Müstakbel amelimi hayra yormalıyım diyor, istikbalimin yol haritasını çizmeye karar veriyorum. Nefsime ihtarda bulunarak şöyle nida ediyorum.                              Ey yolcu! arkanda nasıl bir iz bırakacağını kararlaştırdın.         Ahlak seviyesi yüksek insanlık adına bir tarağın dişleri gibi eşit oranda adalet dağıtmak ve sevgi’ye dayalı sadakat, doğruluk, samimiyet, fedakârlık daha pek çok sayabileceğimiz güzel hasletler insanı yüceltip hayata değer ve anlam katıyor. Mazi öyle şahsiyetlere şahit ki çağ açıp çağ kapattılar. Temsil ettiği görev itibarı ile söz ve fiillerinde deruni bir anlam taşıyan şahsiyetler, insanlığa iyiliği tavsiye ederek tarihin derinliklerine nakış, nakış not düştüler…          Diğer taraftan kişisel ihtiraslarına, iktidarlarına yenik düşmüş yeryüzünü geçici hevesleri uğruna kan ve gözyaşı ile sulayanlar, zahiren insan, batinen vahşi canavarlar hükmünde korkunç eylemleri ile kirli tarih sayfalarında yerlerini rezerve ettiler.           Arkalarında bıraktıkları çirkin izler ile kötülüğün babaları olarak bilinen zevatlar kötülüğü emir etmekle tahrip gücü yüksek, aşağılık talepleri ile hem fikri, hem cismani varlıkları ile toplumun değer yargılarını tahriş ederek, yozlaşma faaliyetlerinin önden gidenleri olarak zihinleri bulandırdılar. Tarih onların zararlı eylemlerini kayıt altına aldı. İstikbal ise adil-i mutlak’ın kararına müteveccihtir…        Korku ve ümit arasında gel git yaşayarak, istikbale doğru yürüyoruz. Akıbetimiz ne ola acep? Meraklı bakışlarımızla ufka odaklanıyor. Oradan bizlere tebessüm ettirecek müjdeli haberi bekliyor gibiyiz…                            Ey Gaflet kuyularında ömrünü bozuk para gibi harcayanlar! Bizler ehli dalaletin estirdiği savruk rüzgârlara yelelerimizi kaptırmamak adına kartondan mümin profilinden ne zaman sıyrılacağız?        Geliniz bu saat’ten sonra hayatımıza format çekerek. Kuranın rehberliğinde, onun sarsılmaz kalelerinde, hisar içinde tespih tanelerine sabır dokuyarak, ALLAH’a secde ederek, imanımızı tazeleyelim. Kâinatın içinde ki bütün varlıklar tüm müştemilatı ile insanlığa hizmet etmiyor mu? Sizce de bu muntazam hizmeti yaptıran külli iradeye derin bir saygı ile secde etmemiz gerekmiyor mu? Bu kutlu yürüyüşe mevcudiyetimizi feda etmeye hazırmısınız?        Müminin elbisesi edeptir. Nefsimizi edep’e davet edelim. Fikrimizin ince gülü laleler mevsiminde hayat bulacak.        Fikrimizin derin anlamı kış mevsiminde baharı yaşatacak kadar sıcaktır. Bizim fikrimiz Mevla hoşnutluğunu gözetecek. Onun hoşnutluğu dünyanın her şeyine bedel değimli? genç dimağların saf zihinlerini kirlerden arındırmak boynumuzun borcu olsun.        Deniz feneri gibi istikbalimizi aydınlatan, kutlu mesajın muhteviyatını anlamak ve onu hayat suyu gibi içselleştirmek gereklidir. Ezel ve ebed sultanı rabbimizin bize elçisi tarafından tebliğ edilen ve bu kutsal mesaj ile Üzerimize sinen zahiri ve batini kirleri ancak kelam-ı kadim’in deryasında durulanmak ve paklanmak ile levh-i mahfuzda hakkımızda ki ağlaşmaları gülmelere çevirebiliriz. Kim istemez ki, Bu âlemden giderken arkasında olumlu izler bırakmayı ve hayır ile yâd edilmeyi,          İşlediği cürüm ile beraber toprakla bütünleşerek toz buz olanlar adil-i mutlak’ın karar aşamasında boynu bükük bir eda ile ya rahmete iltica edecekler, yâda kendisi ile beraber götürdüğü çirkin fiiller ile çıra gibi tutuşacaklar…                                                                                                                                                               YAZAR                                                                                                                                                      RAİF MEDETOĞLU
Kaynak: Editör:
Etiketler: Raif, Medetoğlu:, ’İŞİN, UCUNDA, ÖLÜM, VAR, YİĞİDİM,
Yorumlar
Haber Yazılımı