Ağrı’da tarımı konuşurken yıllardır aynı başlıkların etrafında dönüyoruz: yüksek girdi maliyetleri, iş gücü sıkıntısı, düşük verim, geniş ama parçalı üretim alanları, çiftçinin finansmana erişimi…

Fakat artık tarımın başka bir dili var.

Drone var.

Uydu görüntüsü var.

Sensör var.

Yapay zekâ var.

Parsel bazlı veri var.

Tam da bu noktada Ağrı Ziraat Odası Başkanı Ömer Yıldız’ın öncülüğünde hayata geçirilen Zirai Drone İlaçlama Projesini önemli buluyorum ve kendisini tebrik etmek istiyorum.

Çünkü mesele yalnızca bir drone satın almak değil. Mesele, Ağrı çiftçisinin önüne “tarımı eskisi gibi yapmak zorunda değiliz” düşüncesini koyabilmek.

31 Ağustos’ta Ağrı Ziraat Odası tarafından başlatılan projede zirai drone sahaya indirildi ve ilk uygulama gerçekleştirildi. Projenin temel amacı geniş tarım alanlarında ilaçlamayı daha hızlı, kontrollü ve ekonomik hale getirmek.

Bence asıl kıymetli tarafı da burada.


ÖMER YILDIZ TEKNOLOJİYİ ÇİFTÇİNİN TARLASINA İNDİRDİ

Teknolojiyi konferans salonlarında anlatmak kolaydır.

“Akıllı tarım geliyor” demek de kolaydır.

Ama çiftçinin tarlasına götürüp gerçekten kullanmak başka bir iştir.

Ömer Yıldız’ın yaptığı budur.

Zirai drone sayesinde özellikle geniş alanlarda klasik yöntemlerle uzun süren uygulamaların daha kısa sürede gerçekleştirilebilmesi, iş gücü ihtiyacının azaltılması ve uygulamanın daha kontrollü yapılması hedefleniyor.

Bu Ağrı açısından önemli.

Çünkü geniş tarım arazilerimizin bulunduğu bir kentte teknoloji kullanımı lüks değil, giderek zorunluluk haline geliyor.

Mazot pahalı.

İşçilik pahalı.

Zaman önemli.

Üreticinin yaptığı her yanlış uygulama doğrudan cebinden çıkıyor.

Dolayısıyla çiftçinin birim alandan daha fazla verim almasını sağlayacak her teknolojik adımı desteklemek gerekiyor.

Ömer Yıldız’ın şu yaklaşımı da meseleyi özetliyor: Bu yatırımın yalnızca bir drone olarak görülmemesi gerektiğini, çiftçinin emeğine ve zamanına değer katmayı hedeflediğini söylüyor.

Ben de tam olarak böyle bakıyorum.


ŞİMDİ SIRA DRONE’U AKILLI TARIMA BAĞLAMAKTA

Ancak burada kalmamak gerekiyor.

Çünkü dünyada tarım teknolojisi artık yalnızca drone ile ilaçlama yapmanın çok ötesine geçti.

Dronelar tarlayı görüntülüyor.

Bitkinin gelişimi takip ediliyor.

Hastalıklı alanlar erkenden belirlenebiliyor.

Su stresi görülebiliyor.

Parselin tamamına aynı miktarda uygulama yapmak yerine ihtiyaç duyulan bölgeye müdahale edilebiliyor.

Toplanan görüntüler yapay zekâ sistemleriyle analiz edilerek üreticiye “bu bölgede sorun var” uyarısı verilebiliyor.

Yani yarının çiftçisi tarlasına yalnız gözleriyle bakmayacak.

Veriyle bakacak.

Ağrı Ziraat Odasının başlattığı zirai drone projesi bu nedenle başlangıç olarak görülmeli.

Bugün ilaçlama yapan drone, yarın tarlanın hastalık haritasını çıkarabilir.

Bugün üreticinin iş gücünü azaltan sistem, yarın gübreleme ve sulama kararlarında kullanılabilir.

Hatta ilerleyen dönemde Ağrı Ziraat Odası bünyesinde küçük bir “Akıllı Tarım Birimi” kurulabilir.

Çiftçinin tarlası drone ile taranır.

Görüntü alınır.

Sorunlu alan belirlenir.

Üreticiye basit bir rapor verilir.

Böylece Ziraat Odası yalnız belge veren bir kurum olmaktan çıkıp çiftçiye teknoloji hizmeti sunan bir yapıya dönüşür.


AĞRI TARIMINDA YENİ HEDEF BU OLMALI

Ömer Yıldız’ın attığı adımı değerli bulmamın bir başka nedeni de şu:

Ağrı’da teknoloji çoğu zaman büyük şehirlerden gelecek bir şeymiş gibi görülüyor.

Oysa tarım teknolojisinin en çok kullanılabileceği şehirlerden biri Ağrı.

Binlerce çiftçimiz var.

Geniş tarım alanlarımız var.

Hayvancılık var.

Yem bitkileri var.

Hububat üretimi var.

Dolayısıyla teknoloji bizim için vitrin değil, doğrudan ekonomik araç olabilir.

Bu nedenle Ömer Yıldız ve Ziraat Odası yönetimini yalnız “drone aldılar” diye değil, çiftçiye yeni bir üretim anlayışının kapısını açtıkları için kutlamak gerekiyor.

Fakat şimdi çıtayı biraz daha yükseltelim.

Kaç çiftçi bu hizmetten yararlanacak?

Kaç dekar arazi drone ile ilaçlanacak?

Klasik yönteme göre ne kadar zaman tasarrufu sağlanacak?

Üreticinin maliyetine etkisi ne olacak?

Gelecek yıl kaç drone hizmet verecek?

Bunları da ölçelim.

Çünkü başarılı proje, yalnız başlatılan değil, sonucunu rakamlarla görebildiğimiz projedir.

Ömer Yıldız ilk adımı attı.

Şimdi hedef çok daha büyük olmalı:

Ağrı’yı yalnız drone kullanan değil, veriye ve yapay zekâya dayalı tarımı uygulayan şehirlerden biri haline getirmek.

Toprağımız var.

Çiftçimiz var.

Üretim kültürümüz var.

Şimdi bunların yanına teknolojiyi koyma zamanı.

Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri