1985 yapımı Züğürt Ağa, yıllar önce Anadolu’da bir düzenin çöküşünü ve “satılık köy” gerçeğini anlatıyordu. Filmde Haraptar Köyü’nün satış hikâyesi, bugün yeniden gündeme gelirken, Ağrı’da yaşanan gelişmelerle dikkat çekici bir benzerlik kuruluyor.
Efsane filmde olduğu gibi bugün de “elde kalan ne varsa satılıyor mu?” sorusu kamuoyunda yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Ağrı Belediyesi’nin toplam muhammen bedeli 136 milyon TL’yi bulan 8 taşınmazı satışa çıkarması, şehirde ciddi bir tartışma başlattı.
Satış listesinde yer alan en dikkat çekici taşınmazlardan biri, yıllarca sinema olarak kullanılan ve şehir hafızasında yer edinmiş alan oldu. Riskli yapı gerekçesiyle yıkılan bu alanın 30 milyon TL bedelle satışa çıkarılması, “geçmişin izleri tek tek siliniyor mu?” sorusunu beraberinde getirdi.
Yine aynı bölgede ticaret imarlı arsalar 23 milyon TL’den, Yavuz Mahallesi’nde iki ayrı arsa 29 ve 52 milyon TL’den satışa sunulurken, Gazi Mahallesi’nde konut imarlı küçük parseller de ihaleye dahil edildi. Toplamda 136 milyon TL’yi bulan bu satışın, ihale yöntemi nedeniyle daha yüksek rakamlara ulaşabileceği belirtiliyor.
Ancak tartışma sadece rakamlarla sınırlı değil. Kentte dile getirilen en önemli soru şu:
“Bu satıştan elde edilecek gelir ne için kullanılacak?”
Kamuoyunda dile getirilen eleştirilerde şu ifadeler öne çıkıyor:
“Şunu sormak lazım, Ağrı Belediyesi 136 milyon liralık Ağrı’nın geçmiş belediyelerinin kazanımlarını satarak ne yapacak? Satar satmaz borçlar mı kapanacak? Satar satmaz hangi projeye aktarılacak? Kamuoyuna bunun açıklanması lazım.”
Eleştiriler bununla da sınırlı kalmıyor. Özellikle şehir merkezindeki değerli alanların satışa çıkarılması, geçmiş dönemlerle kıyaslanıyor:
“Bakın Hasan Arslan satmadı, kayyumlar satmadı, Sırrı Sakık satmadı, Savcı Sayan satmadı ama Hazal Aras ve yol arkadaşları 136 milyona arsa satıyor.”
Bu noktada gözler Belediye Başkanı Hazal Aras ve belediye encümenine çevrilmiş durumda. Özellikle encümen üyesi Mehmet Akkuş’un geçmişte yaptığı “Biz çalmadık, yaptık” açıklaması yeniden hatırlatılarak, kamuoyunda şu soru soruluyor:
“136 milyonla ne yapacaksınız?”
Öte yandan, belediyenin mevcut mali yapısına ilişkin değerlendirmeler de tartışmayı derinleştiriyor. İller Bankası’ndan gelen paylarda artış yaşandığı, belediyenin gelirlerinde yükseliş olduğu ve bunun yanında 100 milyon TL’nin üzerinde kredi kullanıldığı iddiaları kamuoyunda konuşuluyor. Ayrıca son dönemde verilen ruhsat sayıları ve özellikle AVM gibi büyük projelere ilişkin ruhsat süreçlerinin de şeffaf şekilde açıklanması gerektiği yönünde beklenti bulunuyor.
Kentteki bir diğer eleştiri ise önceliklerin doğru belirlenip belirlenmediği yönünde. Altyapı ve üstyapı sorunlarının devam ettiğine dikkat çeken vatandaşlar, özellikle asfalt çalışmalarının kısa sürede bozulduğunu ve şehir genelinde kalıcı çözümler üretilmediğini ifade ediyor.
Belediyenin halen kendi hizmet binasının bulunmaması da tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. Bu noktada kamuoyunda şu soru daha yüksek sesle sorulmaya başlanmış durumda:
“Arsalar satılıyor, peki bu gelirle hangi kalıcı yatırım yapılacak?”
Züğürt Ağa filminde köy satılmıştı. Bugün ise şehir merkezindeki arsaların satışa çıkması, benzer bir tartışmayı yeniden gündeme taşıyor.
Elbette belediyelerin ihtiyaç halinde arsa satması olağan bir uygulama olarak görülüyor. Ancak söz konusu alanların şehir merkezinde ve geçmişte kamusal işlev görmüş yerler olması, tartışmayı farklı bir noktaya taşıyor.
Şimdi kamuoyu şu soruların cevabını bekliyor:
Bu satıştan elde edilen gelir nereye harcanacak?
Belediyenin borcu gerçekten kapanacak mı?
Yeni projeler hayata geçirilecek mi?
Ruhsat gelirleri ve kredilerle birlikte bu satışın gerekliliği nedir?
İhale sürecinin ardından taşınmazların kimlere ve hangi bedelle satılacağı da yakından takip edilecek.
Züğürt Ağa’daki “satılık köy” hikâyesi, bugün yerini “satılık şehir arsaları” tartışmasına mı bırakıyor?
Ağrı’da gözler şimdi bu sorunun cevabında…
Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri
Henüz yorum yapılmamış.