Ağrı’da sağlık alanında uzun süredir yaşanan tartışmalar, yalnızca bir kurumun iç meselesi olmaktan çıkmış, doğrudan kamuoyunun gündemine oturmuştu. İl Sağlık Müdürlüğü üzerinden medyaya yansıyan olumsuz haberler, vatandaşın hastanelerde yaşadığı sorunlar, doktor eksiklikleri, randevu sıkıntıları ve yönetim zafiyetleri artık ertelenemez bir noktaya gelmişti. İşte tam da bu süreçte AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız’ın ortaya koyduğu siyaset becerisi, Ağrı siyasetinde dikkatle okunması gereken bir hamle olarak kayda geçti.

İlhami Yıldız, AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci ile birlikte Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu ziyaret ederek, Ağrı’da sağlık alanında yaşanan sorunları ve devam eden yatırımları doğrudan bakanlık düzeyinde gündeme taşıdı. Daha önce sağlık alanında görev yapmış bir isim olması, Yıldız’ın konunun teknik ve idari tarafını daha doğru okumasını da sağlıyor. Sağlık Bakanlığı nezdinde Ağrı’ya yeni hastane kazandırılması, bu hastanenin etüt çalışmalarının tamamlatılması ve sürecin yakından takip edilmesi, Yıldız’ın sağlık başlığını sıradan bir siyasi gündem maddesi olarak değil, kentin geleceğini ilgilendiren stratejik bir alan olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Ağrı’da sağlık yatırımları yalnızca bina meselesi değildir. Yeni hastaneler, yatak kapasitesi, doktor atamaları, yeni birimler ve uzmanlık alanları elbette önemlidir. Ancak sağlık sisteminde asıl belirleyici unsur, bu kapasiteyi yönetecek idari akıldır. İlhami Yıldız’ın özellikle doktor atamaları, yeni bölümlerin açılması ve sağlık altyapısının güçlendirilmesi noktasında yoğun bir çaba içinde olduğu görülüyor. Bu çabanın arka planında yalnızca kendisinin sağlık alanına hâkimiyeti değil, yönetiminde sağlık sektörünü bilen isimlerin bulunması da önemli bir avantajdır. Eczacı Emrah Yıldırımın'da bu süreçte ciddi mesai harcaması, sağlık başlığının parti yönetimi içinde özel olarak takip edildiğini göstermektedir.

Ancak Ağrı’daki temel sorunlardan biri, sağlık yatırımlarının kötü yönetim nedeniyle vatandaşta yeterince karşılık bulamamasıydı. Esra Beşer dönemi, bu anlamda Ağrı için ciddi bir idari zafiyet dönemi olarak hafızalara geçti. Kurum içinde yaşanan sorunlar, medyaya yansıyan olumsuzluklar, kamuoyunda oluşan tepki ve yönetim kadrosundaki yetersizlikler, İl Sağlık Müdürlüğü’nü sürekli tartışılan bir kurum hâline getirdi. Esra Beşer’in, İlhami Yıldız’ın çalışma tarzına ve sahaya dönük siyaset anlayışına uygun bir bürokrat olmadığı da süreç içinde açıkça görüldü.




Burada meseleyi kişisel bir tartışmaya indirgemek doğru olmaz. Ağrı’da kadın bürokratların sahada çeşitli dezavantajlarla karşı karşıya kalabildiği de bir gerçekliktir. Ancak Esra Beşer özelinde sorun, kadın bürokrat olmasından ziyade kurum yönetimindeki yetersizlik, kamuoyuyla sağlıklı iletişim kurulamaması, kadro tercihleri ve sağlık alanındaki birikmiş sorunlara çözüm üretilememesiydi. Sağlık gibi en küçük aksaklığın bile doğrudan insan hayatına temas ettiği bir alanda bu kadar eleştiriye mahal verilmesi kabul edilebilir değildi.


Bu nedenle Sağlık Müdürü’nün sözleşmesi devam ederken görevden alınması, sıradan bir bürokratik değişim değil, siyasi iradenin Ağrı’daki sağlık yönetimine müdahalesi olarak okunmalıdır. İlhami Yıldız’ın bu noktada sorunu doğru okuduğu, Sağlık Bakanlığı’na doğru aktardığı ve netice alınmasını sağladığı görülüyor. Ağrı kamuoyunda bu değişimin memnuniyetle karşılanması da tesadüf değildir. Çünkü vatandaş artık sağlıkta yalnızca vaat değil, somut idari değişim görmek istiyordu.

Elbette bir sağlık müdürünün değişmesiyle bütün sorunların bir anda çözüleceğini söylemek gerçekçi olmaz. Ağrı’nın sağlık sorunları yılların birikimiyle oluşmuş yapısal sorunlardır. Ancak “balık baştan kokar” sözü burada anlamlıdır. Yönetimin başında sorun varsa, aşağıdaki kadroların sağlıklı işlemesini beklemek mümkün değildir. Bu yüzden İl Sağlık Müdürü değişimi önemli bir başlangıçtır. Fakat asıl mesele, bu değişimin kurum içindeki yönetim kadrolarına da yansıyıp yansımayacağıdır.

Yeni İl Sağlık Müdürü’ne elbette fırsat verilmelidir. Ancak bu fırsat, mevcut sorunlu yapının aynen devam etmesi anlamına gelmemelidir. Ağrı’da sağlık yönetiminde yeni bir vizyon oluşturulacaksa, genel sekreterliklerden daire başkanlıklarına, hastane yönetimlerinden saha koordinasyonuna kadar ciddi bir kadro revizyonu kaçınılmazdır. Liyakatli, sahayı bilen, vatandaşla iletişim kurabilen, kriz yönetebilen ve sağlık yatırımlarını doğru planlayabilecek isimlerin göreve getirilmesi gerekmektedir.


Ağrı’nın kaybedecek zamanı yoktur. Dört hastane de yapılsa, yatak kapasitesi de artsa, doktor sayısı da yükselse; bu kurumları yönetecek liyakatli kadrolar oluşturulmadığı müddetçe eleştiriler bitmeyecektir. Çünkü sağlıkta başarı yalnızca bina yapmakla değil, o binaların içinde işleyen sistemi doğru kurmakla mümkündür. Vatandaşın derdi tabelalar değil; randevu alabilmek, hekime ulaşabilmek, tetkikini zamanında yaptırabilmek ve hastanede insanca hizmet görebilmektir.

İlhami Yıldız’ın bugüne kadar sağlık alanında attığı adımlar, aceleci davranmadan ama sonuç almayı da ihmal etmeden ilerleyen bir siyasi çizgiyi gösteriyor. Bir meseleyi sahiplendiğinde takip eden, bakanlık düzeyinde gündeme taşıyan ve sonuç almak için çalışan bir profil ortaya koyuyor. İl Sağlık Müdürü değişimi de bu siyaset becerisinin en somut örneklerinden biri oldu.

Şimdi beklenti daha büyük. Yeni sağlık müdürünün yalnızca koltuğa oturması değil, Ağrı’da sağlık yönetimini baştan aşağı toparlayacak bir anlayış ortaya koyması gerekiyor. İlhami Yıldız’dan beklenen de bu sürecin takipçisi olmaya devam etmesi, yeni hastane yatırımlarının hızla hayata geçirilmesini sağlaması ve sağlık yönetimindeki kadro dönüşümünü liyakat temelinde desteklemesidir.

Ağrı’da sağlıkta yeni bir dönem başladı. Bu dönemin başarıya ulaşıp ulaşmayacağını ise yapılan atamalar, takip edilen yatırımlar ve vatandaşın hastane kapısında hissedeceği değişim belirleyecek. İlhami Yıldız doğru bir siyasi hamle yaptı; şimdi mesele, bu hamlenin kalıcı bir sağlık reformuna dönüşüp dönüşmeyeceğidir.

Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri