AJANS04/AĞRI - Hukukçular Derneği Ağrı Temsilcisi Av. Yusuf Can Arslan, kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Teklifin 22 Haziran 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulduğunu belirten Arslan, düzenlemelerin yasama sürecinde yapılacak komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinin ardından kesinleşeceğine dikkat çekti.


“YARGILAMALARIN MAKUL SÜREDE TAMAMLANMASI HEDEFLENİYOR”

Arslan, teklifin belirsiz alacak davaları, duruşma süreleri, ön inceleme duruşmalarına uzaktan katılım, ortaklığın giderilmesi davaları, bilirkişilik, noterlik işlemleri ve idari yargıya ilişkin farklı düzenlemeler içerdiğini belirtti.

Duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı aşmamasının öngörüldüğünü ifade eden Arslan, ön inceleme duruşmalarına tarafların ve vekillerin görüntülü bağlantı yoluyla katılabilmesinin de yargılamaların hızlandırılması bakımından önemli olduğunu söyledi.

Arslan, “Yargı sisteminde vatandaşların en çok şikâyet ettiği konuların başında davaların uzun sürmesi geliyor. Teklifte yer alan süre sınırlamaları, elektronik işlemlerin yaygınlaştırılması ve bazı usullerin sadeleştirilmesi, doğru ve dengeli uygulanması hâlinde yargılamaların makul sürede tamamlanmasına katkı sağlayabilir” dedi.

Belirsiz alacak davalarında miktarın sonradan artırılmasını sınırlayan sürenin kaldırılmasının hak kayıplarını önleyebileceğini belirten Arslan, kanuni faiz sisteminde yapılması öngörülen değişikliklerin de alacağın ekonomik değerinin korunması açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Adalet Bakanlığı daha önce 12. Yargı Paketi’nin hukuk yargılamalarının makul sürede tamamlanması ve mülkiyet hakkının daha etkin korunması amacı taşıdığını açıklamıştı.


“HIZ KADAR ADİL YARGILANMA HAKKI DA KORUNMALI”

Ortaklığın giderilmesi davalarında mirasçılara öncelikli satın alma imkânı verilmesi, noter evraklarının elektronik ortamda gönderilebilmesi ve bazı idari davaların tek hâkim tarafından karara bağlanmasına ilişkin düzenlemeleri de değerlendiren Arslan, yargıdaki iş yükünü azaltmayı amaçlayan her düzenlemenin hak arama özgürlüğüyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Arslan, “Yargının hızlandırılması önemli bir hedeftir. Ancak hızlandırma amacı, tarafların delil sunma, savunma yapma ve verilen kararın denetlenmesini isteme haklarını zayıflatmamalıdır. Kanun yollarının sınırlandırıldığı veya tek hâkimle görülecek davaların kapsamının genişletildiği alanlarda hukuki güvenlik ve etkili başvuru hakkı titizlikle korunmalıdır” ifadelerini kullandı.

Yargıtay ve istinaf mahkemeleri arasındaki dosya gönderme süreçlerinin azaltılmasının usul ekonomisine katkı sağlayabileceğini belirten Arslan, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden düzenlenen hükümlerin de yüksek mahkeme kararlarında ortaya konulan ölçütlerle tam uyumlu olması gerektiğini vurguladı. Teklifte, bazı istinaf kararlarına karşı temyiz yolunun yeniden düzenlenmesi ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında oluşabilecek hukuki boşlukların giderilmesi amaçlanıyor.

Arslan, kamuoyunda tartışılan genel af, kısmi af, infaz indirimi, denetimli serbestlik süresinin genişletilmesi ve ikinci kez emeklilikte yaşa takılanlara ilişkin düzenlemelerin mevcut teklifin kapsamında bulunmadığını belirterek vatandaşların yalnızca resmî açıklamalar ile TBMM’deki yasama sürecini takip etmeleri gerektiğini söyledi.

Teklifin henüz yasalaşmadığını hatırlatan Arslan, “Meclis görüşmeleri sırasında maddelerde değişiklik yapılabilir. Bu nedenle teklif aşamasındaki hükümler kesinleşmiş birer kanun gibi değerlendirilmemelidir. Nihai metin, TBMM’de kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra hukuki sonuç doğuracaktır” dedi.

Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri