AJANS04 - Ağrı eski Belediye Başkanı, siyasetçi ve yazar Savcı Sayan, toplumsal yozlaşmaya ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda uyuşturucu, tefecilik, zina ve yolsuzluk başlıkları üzerinden toplumsal çöküşe dikkat çeken Sayan, ifadelerinde mevcut gidişatın ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Savcı Sayan paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
? UYUŞTURUCU, TEFECİLİK,
ZİNA, YOLSUZLUK:
SESSİZ BİR TOPLUMSAL İNTİHAR..
Binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete…
Ama hâlâ farkında değiliz.
Toplum göz göre göre çöküyor.
Zenginlerin çocukları uyuşturucu batağında,
sanatçı, sunucu, spiker diye önümüze sürülenlerin çoğu aynı bataklığın içinde.
Yükselmek isteyenin ahlakını pazara çıkardığı,
bir yerlere gelmek için bedeninden, onurundan parça vermek zorunda bırakıldığı bir düzen kuruldu.
Otellerde fuhuş diz boyu, sokaklara taşmış.
Şehirler ahlaksızlığın vitrini olmuş.
Gelenek, görenek, edep, hayâ; hepsi alay konusu.
Geçmişimizi unuttuk.
Büyüklerimizi tanımaz, küçüğümüzü sevmez olduk.
Aynı evin içinde anne babayı dinleyen yok,
kaynana gelini, gelin kayınpederi düşman bellemiş,
kardeş kardeşi duymuyor.
Biz bu değildik.
Bize bu yakışmazdı.
Bu çöküşün en karanlık sebeplerinden biri de tefecilik zulmüdür.
İnsanların çaresizliğini fırsata çeviren, emeği değil borcu büyüten bu düzen; aileleri dağıtan, ocakları söndüren bir sömürü çarkına dönüşmüştür.
Büyük tefecilik piyasayı kilitleyip alın terini değersizleştirir, helali küçültür, haramı büyütür.
Bu zulüm yayıldıkça ahlak çözülür, vicdan susar, toplum içten içe çürür.
Telaşlarımız bile değişti.
Eskiden “efendi gibi tıraş ol” derlerdi,
şimdi kepazelik moda, yozluk özgürlük diye sunuluyor.
Herkes bir lafa kapılmış gidiyor,
ne yaptığını bilen yok.
Bu gidişat hayra alamet değil.
Bu bir çöküştür.
Bu kadar yozlaşmanın,
bu kadar zinanın,
bu kadar uyuşturucunun,
bu kadar yolsuzluğun,
bu kadar tefeciliğin,
bu kadar kendini bilmezliğin olduğu yerde
huzur da olmaz, refah da, başarı da.
Önlem almazsak, aldırmazsak,
toplumu tamamen kaybedeceğiz.
Kendimizi zaten kaybettik,
çocuklarımızın geleceğini de yakıyoruz.
Devlet seyirci kalamaz.
Düzen kurmak zorundadır.
Ama bu düzen;
şımarıklıkların, ahlaksızlıkların, yolsuzlukların üzerine değil,
insanın huzuru, aile, ahlak ve adalet üzerine kurulmalıdır.
Bu çürümeye müsaade edilemez.
Bu bataklık normalleştirilemez.
Kendimize gelmezsek, tarih bizi affetmez.
Allah bu gecenin yüzü hürmetine bizleri ıslah etsin.
Berat gecemiz mübarek olsun.
Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri
Henüz yorum yapılmamış.