Ağrı, kolay bir şehir değildir. İlçeleriyle, sosyolojisiyle, siyasetin gölgesiyle, coğrafyasıyla idare edilmesi zor bir memlekettir. Hele ki Diyadin, Tutak, Patnos, Doğubayazıt, Eleşkirt gibi ilçelerde görev yapmak; sadece mevzuat bilgisi değil, sabır, dirayet ve sahaya dokunabilme becerisi ister. Bu zorlu coğrafyada görev yapan mülki amirler için “asli görevi yapmak” çoğu zaman kağıt üzerinde kaldığı kadar kolay olmaz.
Ağrı’da bugüne kadar kadın kaymakam sayısı da bir elin parmaklarını geçmez. Hatırladıklarımızdan biri, Hamur eski Kaymakamı Zerrin Beşikçi idi. Eşi Tutak’ta görev yaparken, kendisi Hamur’da kaymakamlık görevini üstlenmişti. Onun dışında, uzun yıllar boyunca Ağrı’da kadın kaymakam görmek pek alışıldık bir durum olmadı.
İşte tam da bu nedenle, bugün Taşlıçay Kaymakamı Sayın Kübra Baka Kılıç’ın ortaya koyduğu yaklaşım ve hayata geçirmeye hazırlandığı bir proje, sıradan bir sosyal faaliyet değil; kamu yönetimi açısından ders niteliğinde bir örnek olarak görülmelidir.
“İftarım Sana Emanet”: Bir Projeden Daha Fazlası
Kaymakam Kübra Baka Kılıç’ın öncülüğünde başlatılan “İftarım Sana Emanet” projesi, Ramazan ayında gurbette eğitim gören öğrencilerin bir aylık iftar desteğinden faydalanmasını amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda Taşlıçaylı esnaflarla bir araya gelinmesi, meselenin sadece bir yardım kampanyası değil, toplumsal dayanışmayı örgütleyen bir kamu aklı olduğunu gösteriyor.
Ramazan ayında paylaşmak, yardımlaşmak elbette bu toplumun mayasında var. Ancak mesele, bunu kimin, nasıl ve hangi anlayışla yaptığıdır. Burada dikkat çeken nokta; devletin, sivil yapının ve halkın aynı masada buluşturulmasıdır. Yani kamu yönetimi literatüründe sıkça sözü edilen ama sahada nadiren başarıyla uygulanan o üçlü sacayağı:
Devlet – Sivil Toplum – Halk.
Bir İlçeye Dokunmak, Bir Gence Dokunmak
Taşlıçay gibi küçük ama jeopolitik açıdan hassas bir ilçede, gençlere dokunan her proje kıymetlidir. Gurbette okuyan bir öğrencinin Ramazan ayında yalnız olmadığını hissetmesi; sadece bir iftar yemeği değil, devletin şefkatli yüzünü görmesidir.
Kaymakam Kılıç’ın yaptığı tam da budur. İlçenin “abla”sı, mülki amiri, devleti temsil eden yüzü olarak; iş insanlarını sürece dahil eden, halkı teşvik eden ve gençlerin hayatına dokunan bir anlayış ortaya koymaktadır. Bu, klasik masa başı idareciliğin çok ötesinde, sahaya inen, gönle temas eden bir yöneticilik örneğidir.
Takdir Edilmesi Gereken Bir Duruş
Bu tür çalışmalar, sadece bir haber konusu değil; aynı zamanda köşe yazısıyla altı çizilmesi gereken duruşlardır. Çünkü Ağrı gibi zor bir coğrafyada, bir kadın kaymakamın inisiyatif alarak sosyal fayda üreten bir projeye imza atması; hem cesaret hem de vizyon meselesidir.
Taşlıçay Kaymakamı Sayın Kübra Baka Kılıç’ı, ortaya koyduğu bu anlamlı çalışma nedeniyle tebrik ediyoruz. Daha nice sosyal, kapsayıcı ve toplumu birleştiren projelerde kendisini görmeyi temenni ediyoruz. Ağrı’nın, Taşlıçay’ın ve bu memleketin; işte tam da böyle yöneticilere ihtiyacı var.
💬 Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!