Doktor babası, hasta cildinde ovalar görmüştü
Ercan Kumcu
Hürportreler Hürriyet 2002 İlavesi
Sayfa komşum olmasının dışında, okurlarından biriyim. Diğer okurlarının ne yaptığını bilmiyorum, ama ben O'nu hep tersten okurum.
Gazetelerin ekonomi ile ilgilenmeye başladıkları bir dönemde ‘‘uzman yorumcu’’ olarak ilk o Hürriyet gazetesinde köşe yazıları yazmaya başladı. Yaklaşık yirmi yıldır okuyucularına ekonomik doğruları anlatmaya çalışıyor. Günlük olayları değil, her olaya uyarlanabilecek temel ekonomik ilkeleri okuyucularına anlatıyor. Anlattığı ilkenin unutulmaması için de yazısının sonuna ‘‘son söz’’ ekliyor.
Ege Cansen'den söz ediyorum. Kendisi, gazetedeki sayfa komşum. Komşu olmanın dışında, en iyi okurlarından biri olduğumu sanıyorum. Diğer okurlarının ne yaptığını bilmiyorum, ama ben Ege Cansen'i hep tersten okurum. Onun yazdığı sayfayı açar açmaz yazısının önce son sözüne bakarım. Daha sonra başa dönüp okumaya başlarım.
Okuduğum her yazısı bana farklı bir bakış açısı sunar. İktisatçı olmam nedeniyle konuları bilsem de, birçok konuda aynı fikirde olsak da, onun konuyu işleyiş biçimi bana yeni bakış açıları kazandırır. Abartmıyorum. Ege Cansen yapısında yazarlar en fazla meslektaşlarına yararlı olurlar.
Gazetelerin ekonomi sayfalarını hazırlayanların da Ege Cansen'den çok yararlandıklarını biliyorum. Kimileri onunla konuşarak bir haberi nasıl işleyebileceklerini öğreniyorlar, kimileri de onun yazılarından esinlenerek ellerindeki haberin önemini daha iyi görüyorlar.
Muhasebe ilkelerini ve şirketlerin bilançolarını okumasını iyi bildiğini yazılarından çıkarmak o kadar zor değil. Zaten, bunları bilmeden ‘‘iyi iktisatçı’’ da olunamıyor. Bildiğini okurlarıyla cömertçe paylaşıyor. Bazı yazıları var ki, son sözünü alıp çalışma odanızın duvarına asmanız gerekiyor. Örneğin (aklımda kaldığı kadarıyla),
‘‘Mevduat sermaye değildir’’
‘‘Şirketlerinin batmasına izin vermeyen sistemin kendisi batmaya müstahaktır’’
‘‘Sen değişmezsen, ben değişmezsem, nasıl çıkar Derviş bu işin içinden’’
‘‘Bizim sorunumuzu, sen-ben değil, ancak biz çözeriz’’
gibi özdeyişleri benim için klasik olmuşlardır.
Ege Cansen'in her yazdığı ile aynı fikirde olduğumu da söyleyemem. Sayıları az da olsa, bazı konularda taban tabana zıt düşünüyoruz. Konunun ayrıntılarına yazıyı uzatmamak için girmiyorum. Fakat, fikir ayrılıklarımızın kökeninde onun mikro, benim de makro bakış açımızın yattığını düşünüyorum.
Dostlarından öğrendiğime göre, bir cilt doktoru olan babası mercekle hastasının cildine bakıp ‘‘dereler, dağlar, ovalar, nehirler görüyorum’’ dermiş. Olaylara bu kadar yakından bakmanın görünüşü ne kadar farklılaştırdığına yönelik olarak iyi bir örnek. Bazı konulardaki fikir ayrılıklarımızın nedeni de, galiba Ege Cansen'in gözünde derecesi benimkine göre daha yüksek olan bir merceğin olması.
O, ekonomi yazarları arasında çıtayı yükselten biri. Keşke, Türk basınında Ege Cansen gibi daha fazla ekonomi yazarı olsa...
Kronoloji / kayıt
Kayıt
2025-08-15 04:07:14