Ey Diyanet İşleri Başkanı! Ecevit'in mirasını ne yaptın?
Mehmet Çetingüleç
Zaman 31 Ekim 2015
Osmanlı döneminde Suudi Arabistan'da kutsal toprakların koruyucusu olarak görev yapan Medine Harem Şeyhi Hacı Emin Paşa, Bülent Ecevit'in anne tarafından büyük dedesi.
Görev yaptığı sürede 5 vakıf, 2 medrese ve çok sayıda kütüphaneden oluşan büyük bir külliye kuran Hacı Emin Paşa'nın koruması altındaki bölge; Hicaz'da ihrama girilen yerden Kâbe'ye kadar uzanıyordu.
Hacı Emin Paşa'nın 110 bin metrekarelik alana yayılan külliyesi için Bülent Ecevit ve yakınları kuşaklar boyu süren davayı 2005 yılında kazandı.
Bülent Ecevit, 2005 yılında dönemin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i ziyaret ederek mirastan kendi payına düşen kısmı Türk devletine bağışlamak istediğini söyledi. Ecevit'in tek şartı vardı, kendisine kalan arazi Türk hacılarının hizmetinde kullanılacaktı.
Cumhurbaşkanı Sezer, görüşmeden sonra dönemin Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nu arayarak konuyu iletti. Bardakoğlu, Ecevit'le görüşmek üzere kimi görevlendirdi biliyor musunuz?
Bugünkü Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'i.
O dönemde başkan yardımcısı olan Görmez başkanlığında bir heyet Ecevit'in evine gitti. Yol haritası oluşturuldu. Buna göre Suudi yetkililerle görüşülecek ve arazi Türk hacıların konaklayacağı yer haline getirilecekti. Ecevit'le konuştuğumda “Bu mirasın Türkiye'ye, Türk hacılarına yararlı olması beni mutlu eder.” demişti.
Mirası bağışladıktan 1 yıl sonra vefat etti.
Aradan 10 yıl geçti. Ama Ecevit'in mirasını alıp Türk hacılarına faydalı bir yer haline getirmek için hiçbir şey yapılmadı.
Üstelik Ecevit'in vasiyetini canlı olarak dinleyen Mehmet Görmez Diyanet İşleri başkanı koltuğuna oturduğu halde, bu konunun üzerine yeterince gitmedi. Kendisiyle yıllar önce telefonda konuştuğumda “Riyad'daki bürokratların Suudi yetkililerle konuştuğunu ama bir ilerleme sağlanamadığını” söylemişti.
Miras adeta unutuldu, unutturuldu.
Oysa ortada hukuken elde edilmiş, değeri 2 milyar dolar olarak ifade edilen büyük bir arazi ve külliye var. Bağış yapıldığı için burası artık Türkiye Cumhuriyeti'nin malı sayılır. Ama devlet ve Diyanet, olayın takipçisi olmuyor. Mehmet Görmez, bu büyük bağışı görmezden geliyor.
Acaba CHP'nin eski lideri bağışladığı için mi bu arazi alınıp hacıların hizmetine sunulmuyor? Hâlâ CHP'yi “dinsiz” gibi gösteren kafa mı hakim Türkiye'de? Malum solcuların dindar olamayacağı gibi geleneksel bir yanılgı vardır. Bu bağış o yanlış inanışı kıracağı için mi üzerine gidilmiyor?
Merhum Ecevit'in ölüm yıldönümü yaklaştı; 5 Kasım'da.
Halkına kendini, servetini feda etmiş bir Başbakan için küçük bir çabayı, bir takibi bile fazla gördünüz Sayın Başkan.
Ecevit'in kemiklerini sızlatıyorsunuz.
Keşke adınız politik tartışmalar ve milyon dolarlık makam araçlarıyla değil, Ecevit için yaptıklarınızla gazete manşetlerine yansımış olsaydı…
Kronoloji / kayıt
Kayıt
2025-08-15 02:04:37