Son günlerde sosyal medyaya baktığınızda Ağrı sivil toplum dünyasında oldukça hareketli bir tablo görüyorsunuz.

AĞKON konuşuluyor.

Konfederasyonlar konuşuluyor.

Federasyon başkanları konuşuluyor.

Kim kimin yanında, kim hangi toplantıya katıldı, hangi federasyon hangi çatı altında yer aldı, kim genel başkan olacak, kim kimi destekliyor, hangi yapı gerçek anlamda Ağrı'nın ortak çatısı olacak…

Fotoğraflar, açıklamalar, karşılıklı değerlendirmeler peş peşe geliyor.

Fakat bütün bu tartışmaları izlerken insanın aklına çok basit bir soru geliyor:

Peki Ağrı bütün bunların neresinde?

Çünkü günün sonunda mesele AĞKON'un tabelasında kimin isminin yazacağı olmamalı.

Mesele, o tabelanın Ağrı'ya ne kazandıracağı olmalı.

Temmuz ayında Şerafettin Öztürk başkanlığında beş federasyonun katılımıyla yeni bir Ağrı Konfederasyonu yapılanmasının kurulduğu kamuoyuna açıklandı. Yapının hedefi birlik, beraberlik, kapsayıcılık ve kalıcı hizmet üretmek olarak ifade edildi.

Diğer tarafta daha önce var olan AĞKON yapılanması etrafında da hareketlilik yaşandı. 9 Ağustos'ta gerçekleştirilen toplantıda AĞKON Kurucu Genel Başkanı Mustafa Acar, Genel Başkan Müslüm İnan, AĞFED Genel Başkanı Vefa Kızılaslan ve çok sayıda dernek temsilcisinin katılımıyla yapılan istişarede Vefa Kızılaslan'ın genel başkanlığa aday gösterildiği açıklandı.

16 Ağustos'ta ise Şerafettin Öztürk'ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen başka bir AĞKON toplantısında kurumsal yapılanma, yeni projeler, mülkiyet edinimi, iş dünyasıyla yapılacak çalışmalar ve önümüzdeki altı aylık kongre süreci ele alındı.

Bütün bunlar elbette sivil toplumun kendi iç dinamiğidir.

İnsanlar aday olur.

Yönetimler değişir.

Yeni federasyonlar kurulur.

Yeni konfederasyonlar ortaya çıkar.

Bunların hiçbiri tek başına yanlış değildir.

Ama Ağrı kamuoyunun artık başka bir soruyu sormasının zamanı geldiğine inanıyorum:

Ağrı adına kurulan bütün bu yapılar Ağrı'ya ne bırakıyor?


AĞKON KİMİN DEĞİL, AĞRI İÇİN NE YAPACAK?

Bugünkü sosyal medya tartışmasının en büyük problemi bana göre tam da burada başlıyor.

Biz yine isimleri tartışıyoruz.

Oysa projeleri tartışmamız gerekiyor.

Bir taraf diğer tarafı geçecek, bir aday seçilecek, diğer aday olmayacak, bir federasyon bir konfederasyonda yer alacak, öteki başka bir yapıya katılacak…

Bunların Ağrı'daki sıradan vatandaş açısından karşılığı nedir?

Ağrı'da üniversite okuyan bir gencin bundan haberi bile olmayabilir.

İstanbul'a ilk defa okumaya giden Ağrılı bir öğrencinin derdi hangi ismin konfederasyon başkanı olduğu değildir.

İş arayan Ağrılı bir gencin derdi de değildir.

Tedavi için İstanbul'a giden bir Ağrılı ailenin derdi hiç değildir.

Spor yapmaya çalışan bir çocuğun, burs arayan bir öğrencinin, işini büyütmek isteyen Ağrılı girişimcinin ya da memleketine yatırımcı arayan insanların da öncelikli gündemi bu değildir.

İşte sivil toplum tam burada anlam kazanır.

Eğer İstanbul'da yüz binlerce Ağrılı yaşıyorsa, bu nüfus yalnızca seçim dönemlerinde veya Ağrı gecelerinde hatırlanacak bir kalabalık değildir.

Bu büyük insan kaynağı aynı zamanda Ağrı'nın sermayesidir.

İş insanıyla, akademisyeniyle, doktoruyla, hukukçusuyla, bürokratıyla, esnafıyla, sanatçısıyla, sporcusuyla büyük bir beşerî sermayeden bahsediyoruz.

Konfederasyon dediğimiz yapı da zaten bu gücü örgütlemek için varsa anlamlıdır.

Yoksa tabela büyütmek kolaydır.

Dernekten federasyon, federasyondan konfederasyon çıkarabilirsiniz.

Ama mesele tabelanın büyümesi değil, üretilen hizmetin büyümesidir.

Bugün Ağrı'daki AĞKON tartışmasına ben bu nedenle “Kim haklı?” penceresinden bakmak istemiyorum.

Benim sorum başka:

Hanginiz Ağrı için daha çok proje üreteceksiniz?

Hatta daha ileri gidelim:

İkiniz de üretin.

Üç yapı varsa üçü de üretsin.

On federasyon varsa onu da çalışsın.

Ağrı'nın bundan kaybı olmaz.

Yeter ki yarış makam yarışı değil, hizmet yarışı olsun.


HEMŞEHRİLİK GECEDEN, YEMEKTEN VE FOTOĞRAFTAN İBARET OLMAMALI

Bu yalnızca AĞKON'a yönelik bir eleştiri değildir.

Ağrı adına faaliyet gösteren bütün dernekler, federasyonlar ve konfederasyonlar için aynı soruyu soruyorum.

Türkiye'nin birçok şehrinde Ağrılılar dernekleri var.

Federasyonlarımız var.

Konfederasyonlarımız var.

Köy derneklerimiz, ilçe derneklerimiz, iş insanları örgütlenmelerimiz var.

Yıllardır “birlik ve beraberlik” diyoruz.

Peki bu birlik ve beraberliğin ölçülebilir sonucu nedir?

Hemşehrilik buluşmaları elbette yapılmalı.

İnsanlar bir araya gelmeli.

Kültürümüz yaşatılmalı.

Ağrı yemekleri, folkloru, müziği, gelenekleri yeni nesillere aktarılmalı.

Tanıtım günleri yapılmalı.

Ağrı geceleri de düzenlenmeli.

Bunların hiçbirine itirazım yok.

Fakat hemşehrilik sadece buluşmak değildir.

Hemşehrilik biraz da birbirinin yükünü taşımaktır.

Bu nedenle artık her Ağrı STK'sının yıl sonunda kamuoyunun karşısına bir faaliyet bilançosuyla çıkması gerektiğini düşünüyorum.

Kaç öğrenciye burs verdiniz?

Kaç Ağrılı gence iş buldunuz?

Kaç öğrenciyi staja yerleştirdiniz?

Kaç iş insanını Ağrı'da yatırım yapmaya yönlendirdiniz?

Kaç köy okuluna ulaştınız?

Kaç spor kulübüne destek oldunuz?

Kaç hasta ve hasta yakınına büyükşehirlerde yardımcı oldunuz?

Kaç başarılı Ağrılı gencin elinden tuttunuz?

Ağrı'nın hangi sorununu Ankara'ya taşıdınız?

Hangi bakanlıkla görüştünüz ve sonucunda ne elde ettiniz?

Hangi somut projeyi memlekete kazandırdınız?

Bence esas sosyal medya paylaşımı bunlar olmalı.

Bir başkanın yanında kimin oturduğundan daha önemli olan, o masadan Ağrı adına hangi kararın çıktığıdır.

Bir fotoğrafta kaç federasyon başkanının bulunduğundan daha önemli olan, o federasyonların kaç Ağrılı öğrencinin hayatına dokunduğudur.

Çünkü sivil toplumun itibarı makamdan değil, ürettiği sonuçtan gelir.


AĞRI'NIN ARTIK BİR “STK KARNESİ” OLMALI

Ben buradan tartışmanın bütün taraflarına bir öneride bulunmak istiyorum.

AĞKON'un başında yarın kim olursa olsun…

Şerafettin Öztürk olur, Vefa Kızılaslan olur, Müslüm İnan olur ya da başka bir isim gelir…

Aynı şey federasyonlarımız için de geçerli.

İsimlerden bağımsız olarak bir sistem kurmalıyız.

Her yıl kamuoyuna açık bir “Ağrı Sivil Toplum Faaliyet Raporu” yayımlansın.

Gelirler açıklansın.

Giderler açıklansın.

Projeler açıklansın.

Burslar açıklansın.

Sosyal yardımlar açıklansın.

Ağrı'ya yapılan yatırımlar açıklansın.

İş insanlarıyla kurulan bağlantılar açıklansın.

Bir sonraki yılın hedefleri açıklansın.

Hatta bütün konfederasyon ve federasyonlar kendilerine beş temel hedef koysun.

Birincisi eğitim.

Her güçlü hemşehri örgütü belirli sayıda Ağrılı öğrencinin eğitimine doğrudan destek versin.

İkincisi istihdam.

İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli gibi şehirlerde yaşayan Ağrılı iş insanlarından büyük bir istihdam ağı oluşturulsun. İş arayan Ağrılı genç ile işveren doğrudan buluşturulsun.

Üçüncüsü yatırım.

Yılda en az bir kez “Ağrı Yatırım Buluşması” yapılsın. Ama sonunda yalnızca yemek yenilip fotoğraf çektirilmesin. Hangi yatırımcının hangi sektörde Ağrı'ya gelebileceği dosyalansın ve süreç takip edilsin.

Dördüncüsü gençlik, spor ve kültür.

Ağrı'daki amatör spor kulüpleri, başarılı sporcular, sanatçılar ve gençlik projeleri doğrudan desteklensin.

Beşincisi sosyal dayanışma.

Büyük şehirlerde tedavi gören, eğitim alan veya zor durumda bulunan Ağrılı vatandaş için kurumsal bir dayanışma mekanizması oluşturulsun.

Bunların yapılması için olağanüstü bütçelere de her zaman ihtiyaç yok.

Asıl ihtiyaç doğru organizasyondur.

Çünkü sivil toplumun en büyük sermayesi para değil, networktür.

Doğru kişiyi doğru kişiyle buluşturabilmektir.

Ağrı'daki bir öğrenciyi İstanbul'daki Ağrılı iş insanıyla…

Ağrı'daki girişimciyi Ankara'daki bürokratla…

Ağrı'daki spor kulübünü sponsorla…

Ağrı'daki yatırım fikrini sermayeyle buluşturabiliyorsanız, işte o zaman konfederasyonsunuz.

Yoksa bir tabelanın başına “Türkiye” yazmak, altına “Konfederasyon” eklemek tek başına hiçbir şehri kalkındırmaz.


BIRAKIN AĞKON'UN SAHİBİNİ HİZMET BELİRLESİN

Bugün sosyal medyada yürüyen tartışmalarda herkes kendi açısından haklı gerekçeler ortaya koyabilir.

Bir taraf “mevcut yapı vardı” diyebilir.

Diğeri “mevcut yapı yeterince çalışmıyordu, yeni bir oluşuma ihtiyaç vardı” diyebilir.

Bir başka kesim “yeniden birleşelim” diyebilir.

Bunların tamamı tartışılabilir.

Fakat ben Ağrı'dan bakınca başka bir şey görüyorum.

Ağrı'nın enerjisini bir kez daha isim tartışmalarında tüketme lüksü yok.

Kim kimi destekledi?

Kim toplantıya çağrıldı?

Kim çağrılmadı?

Kim kimin fotoğrafında yer aldı?

Kim başkan olacak?

Bunların hiçbiri altı ay sonra hatırlanmayacak.

Ama bir konfederasyon yüz öğrenciye burs verirse hatırlanacak.

On gence iş bulursa hatırlanacak.

Bir yatırımcıyı Ağrı'ya getirirse hatırlanacak.

Bir spor tesisinin yapılmasına öncülük ederse hatırlanacak.

Bir köy okulunun ihtiyacını giderirse hatırlanacak.

Ağrı'dan çıkan başarılı gençleri Türkiye'nin güçlü insanlarıyla buluşturursa hatırlanacak.

Ve hepsinden önemlisi;

Ağrılılar birbirleriyle kavga ederken değil, birbirlerine omuz verirken hatırlanacak.

O yüzden bugün AĞKON üzerinden yapılan tartışmalara benim önerim çok basit:

Birbirinizi sosyal medyada yenmeye çalışmayın.

Ağrı'ya hizmette birbirinizi geçmeye çalışın.

Bir taraf 100 öğrenciye burs veriyorsa diğeri 150 öğrenciye versin.

Biri Ağrı'ya bir yatırımcı getiriyorsa diğeri iki yatırımcı getirsin.

Biri spor kulüplerine destek veriyorsa diğeri gençlik projeleri üretsin.

Biri kültür merkezi kuruyorsa diğeri öğrenci merkezi açsın.

İşte o rekabetten Ağrı kazanır.

Ve bir gün gerçekten Ağrı'nın ortak çatısının hangisi olduğuna karar vermemiz gerekirse, bunun cevabını sosyal medyadaki tartışmalar değil, yapılan hizmetler versin.

Çünkü benim için mesele AĞKON'un kimin olduğu değildir.

Mesele AĞKON'un Ağrı için ne yaptığıdır.

Derneklerimizin, federasyonlarımızın ve konfederasyonlarımızın sayısıyla övünmek güzel.

Ama artık bir sonraki soruyu sormanın zamanı geldi:

Bu kadar örgütümüz varsa, Ağrı neden bunun gücünü daha fazla hissetmesin?

Hemşehrilik aynı memleket nüfusuna kayıtlı olmak değildir.

Hemşehrilik aynı sofrada fotoğraf vermek de değildir.

Hemşehrilik;

memleket uzaktayken bile elini taşın altına koyabilmektir.

Ağrı'nın bugün ihtiyacı olan da tam olarak budur.

Haber Kaynağı: Ağrı'nın Haber Merkezi | Ajans04.Net Ağrı Haberleri