31 Ocak 2026, Cumartesi
Ağrı’da Yeni Bir Sayfa mı Açılıyor? - Hüseyin Arslan | Ajans04
Hüseyin Arslan

Hüseyin Arslan

📖 2 yazı 👁️ 5,377 toplam okunma

Ağrı’da Yeni Bir Sayfa mı Açılıyor?

Ağrı Valisi Önder Bozkurt’un basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği ilk kapsamlı toplantı, sıradan bir tanışma buluşmasının ötesindeydi.

Ağrı Valisi Önder Bozkurt’un basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği ilk kapsamlı toplantı, sıradan bir tanışma buluşmasının ötesindeydi. O masada verilen mesajlar, uzun süredir “duyulmayan” bir dili hatırlattı: insanı merkeze alan, vatandaşı yormayan, devletin yüzünü yeniden tarif eden bir dil.


“Tebessüm etmeyen devletin yüzü olamaz” sözü, bu toplantının en akılda kalan cümlesiydi. Çünkü Ağrı’da vatandaşın devlete dair en temel şikâyeti yıllardır değişmedi: soğuk kapılar, sert yüzler, çözümden çok gerekçe üreten bir bürokrasi.


Vali Bozkurt’un, vatandaşı incitebilecek personelin kamu kurumlarının ön yüzünde yer almayacağına dair net talimatı bu açıdan önemlidir. Bu, sadece bir idari düzenleme değil; devlet-vatandaş ilişkisinin zihniyet değişimidir. Aynı şekilde, vatandaşın doğrudan valilik birimlerine ulaşabileceği özel bir hattın kurulacak olması da, “ulaşılamayan devlet” algısını kırabilecek önemli bir adımdır.


Ancak şu gerçeği de açıkça konuşmak gerekir.


Ağrı, Dokunulması Gereken Bir İldir


Ağrı;

yoksullukla mücadele eden,

eğitimde istenen seviyeye ulaşamayan,

sağlık hizmetlerinde hâlâ ciddi sorunlar yaşayan,

tarım ve hayvancılık potansiyeline rağmen gelişememiş bir ildir.


Bu nedenle Ağrı’da valilik yapmak, sadece idari rutinleri yürütmek değildir. Ağrı, dokunulması gereken bir şehirdir. Eğitime, sağlığa, kırsala, üreticiye ve en önemlisi umudunu kaybetmiş gençlere dokunmak gerekir.


Vali Önder Bozkurt’un bu alanlara eğilmesi, bu şehrin kaderi açısından belirleyici olacaktır. İlk mesajlar umut vericidir; ancak Ağrı, sözü değil sürekliliği sever.


AFAD Tecrübesi Ağrı İçin Bir Avantaj


Vali Bozkurt’un geçmişte Türkiye’nin en büyük kamu kurumlarından biri olan AFAD’ın Türkiye sorumluluğunu üstlenmiş olması ise Ağrı için önemli bir avantajdır. Afet yönetimi, kriz koordinasyonu, kaynak planlaması ve hızlı müdahale konularındaki bu tecrübenin; deprem riski, sert iklim koşulları ve kırsal yapısı olan Ağrı’ya ciddi katkılar sunabileceğini düşünüyorum.


Doğru planlama ile AFAD üzerinden yapılacak yatırımlar ve projeler, Ağrı’nın hem altyapısına hem de sosyal dayanıklılığına güç katabilir.


Son Söz


Bugün gördüğümüz tablo şudur:

Ağrı’da yeni bir sayfa açılmak isteniyor. Bu sayfanın temiz kalıp kalmayacağını ise zaman, kararlılık ve sahadaki uygulamalar gösterecek.


Biz gazeteciler umut taciri değiliz; ama doğru adımlar atıldığında bunu da görmezden gelmeyiz.

Ağrı’nın artık kaybedecek zamanı yok.

💬 Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!