19 Ocak 2026, Pazartesi
Ağrı’dan Giderken: Mustafa Koç Ne Bıraktı? - Nihat Aydın | Ajans04
Nihat Aydın

Nihat Aydın

📖 10 yazı 👁️ 20,920 toplam okunma

Ağrı’dan Giderken: Mustafa Koç Ne Bıraktı?

Ağrı Valisi Mustafa Koç, bugün itibarıyla görevine veda ediyor.

Ağrı Valisi Mustafa Koç, bugün itibarıyla görevine veda ediyor.

Yaklaşık iki buçuk yıllık bir Ağrı mesaisinin ardından şehirden ayrılıyor. Geriye dönüp baktığımızda ise şu soruyu sormak artık kaçınılmaz hale geliyor: Mustafa Koç Ağrı’ya ne kattı?

1976 yılında Adana’nın Kozan ilçesinde dünyaya gelen Koç, İstanbul Üniversitesi mezunu. Meslek hayatına kaymakam adayı olarak Siirt’te başladı. Ardından Diyadin ve Eleşkirt kaymakamlıkları yaptı. Yani Ağrı’yı tanıyan, bilen, yabancısı olmayan bir bürokrattı. İstanbul’da Kağıthane Kaymakamlığı görevini yürütürken birlikte çalıştığı dönemin İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın tensipleriyle önce Niğde’ye, çok kısa bir süre sonra da Ağrı Valiliği’ne atandı.

Göreve geldiğinde şehirde ciddi bir beklenti vardı. “Ağrı’yı bilen vali” tanımı umut vericiydi. Siyaseten tek milletvekilli bir döneme denk gelmesi, il başkanıyla olan yakınlığı, merkezi idareyle kurduğu bağlar… Tüm bunlar, doğru kullanıldığında büyük bir avantaja dönüşebilirdi.

Ama dönüşmedi.

Ziyaret Çoktu, Yatırım Yoktu

Mustafa Koç’un Ağrı’daki mesaisi büyük ölçüde ziyaretlerle geçti. Ya kendisi ziyaret etti ya da ziyaret edildi. Okullar gezildi, resmi kurumlar dolaşıldı. Ancak bu ziyaretlerin kalıcı bir yatırıma, somut bir projeye, şehre değer katan bir çıktıya dönüştüğünü söylemek zor.

Eğitim alanında; askeri hastane arazisine yapılması planlanan kampüs ve halk eğitim merkezi projesi iade edildi. Halk Eğitim Merkezi yıkıldı, Kız Meslek Lisesi yıkıldı. Yerlerine ne yapılacağı hâlâ belirsiz. Yeni okul anlamında ise tek somut adım, özel bir girişim Olmadı. Ne büyük bir eğitim kampüsü, ne hayırseverlerle yürütülen bir okul seferberliği, ne de merkezi bütçeyle hayata geçirilen yeni bir eğitim yatırımı…

Tarım ve hayvancılık şehri olan Ağrı’da, selefi Osman Varol döneminde başlatılan tarımsal hamleler devam ettirilmedi. Celal Oruç Meslek Yüksekokulu dahi ziyaret edilmedi. Tarım konuşulmadı, hayvancılık gündem edilmedi.

Sivil Toplum ve Basın: Kapalı Kapılar

Belki de en büyük kırılma burada yaşandı. Mustafa Koç, görev süresi boyunca sivil toplumun büyük bir kısmına kapılarını kapattı. Gazetecilerle bir araya gelmedi, basın günlerinde dahi sembolik bir gönül alma ihtiyacı duymadı. Ağrı’nın sorunları, yerel basınla konuşulmadı; tartışılmadı; dertleşilmedi.

Oysa bu şehirde sorunlar masa başında değil, sahada çözülür. Basın ve sivil toplum yok sayıldığında, şehir de körleşir.

Projeler, Öncelikler ve Çelişkiler

Göreve ilk geldiğinde “şehitler benim için çok önemli” diyen bir valinin; şehit eden terör yapılarıyla iltisaklı ya da yakınlığı tartışmalı bazı isimlere, çeşitli projeler ve organizasyonlar üzerinden dolaylı alanlar açması ise şehirde ciddi rahatsızlık yarattı. Kamu imkânlarının bu şekilde kullanılması, Ağrı kamuoyunda sorgulandı ama tatmin edici bir açıklama yapılmadı.

Sağlık alanında da tablo farklı değildi. Devlet Hastanesi ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan sorunlar yerinde incelenmedi. Yılbaşı ziyaretleri ve zorunlu protokol anları dışında sağlık sistemine dair bir irade ortaya konulmadı. Sorunlar siyasete havale edildi, bürokratik ağırlık hissedilmedi.

Sonuç: Boş Geçen Bir Dönem

Mustafa Koç, Ağrı’dan giderken ardında yarım kalan bir proje dahi bırakmıyor. “Şunu başlattım, şunu tamamlayamadım” diyebileceği bir yatırım yok. Ağrı Kent Müzesi gibi yıllardır konuşulan ama Osman Varol döneminde planlaması yapılmış projeler bile hayata geçirilemedi.

Serhat Kalkınma Ajansı projelerinde çevre iller ciddi kaynaklar alırken, Ağrı bu fırsatları yeterince değerlendiremedi. Dönem başkanlığı bile avantaja çevrilemedi.

Bugün Mustafa Koç gidiyor. Yerine yeni bir vali gelecek. Elbette herkes gibi ona da iyi dileklerimizi sunuyoruz. Umarız gittiği Giresun’da daha başarılı olur.

Ama Ağrı açısından gerçek değişmiyor: Bu şehir bir dönemi daha büyük ölçüde boşa geçirdi.

Yeni valiye düşen görev açık:

Ziyaret etmekten çok iş yapmak,

dinlemekten kaçınmak yerine konuşmak,

protokole sığınmak yerine proje üretmek.

Biz de yarın, yeni valimiz için Ağrı’nın beklentilerini yazacağız.

Çünkü bu şehir, artık kaybedecek zamanı olmayan bir şehir.

💬 Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!