Ağrı Valisi Önder Bozkurt, görevindeki ikinci haftasına girerken verdiği görüntüyle klasik “makam valisi” algısının dışında bir profil çizmeye devam ediyor. Daha şimdiden sahaya inen, kurumları dinleyen, toplumsal kesimlerle temas kuran ve mesajlarını net veren bir yönetim tarzı ortaya koyduğunu söylemek mümkün.
Haftanın ilk gününde Burç Ulusal Öğretmenevi’nde basın mensuplarıyla bir araya gelen Vali Bozkurt, hem geçtiğimiz haftanın kısa bir değerlendirmesini yaptı hem de önümüzdeki döneme dair planladığı çalışmaları paylaştı. 2026 yılı Cumhurbaşkanlığı yatırım programı toplantının ana başlıklarından biri olurken, gazetecilerin sorularını açık bir şekilde yanıtlaması dikkat çekti. Bu buluşma, Valilik–basın ilişkilerinin şeffaflık temelinde yürüyeceğinin de ilk işaretiydi.
Ardından Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nü ziyaret eden Vali Bozkurt, Ağrı’nın bir tarım ve hayvancılık kenti olduğu gerçeğini bir kez daha vurguladı. Tarımsal potansiyelin doğru planlama ve destekle çok daha ileri bir noktaya taşınabileceğini ifade eden Bozkurt, kurumdan kapsamlı bir brifing aldı. Bu ziyaret, tarımın önümüzdeki dönemde Valiliğin öncelikli gündem maddelerinden biri olacağını gösteriyor.
Hafta içinde İl Özel İdaresi ile Serhat Kalkınma Ajansı iş birliğiyle gerçekleştirilen protokol töreni ise kültür alanında önemli bir adım oldu. Doğubayazıt’ta eski hükümet konağının elektronik müzeye dönüştürülmesini kapsayan proje, daha önce planlanmış ancak hayata geçirilmesi beklenen bir çalışmaydı. İl Özel İdaresi’nin projeye sahip çıkması ve Valilik desteğiyle sürecin hızlanması, Ağrı’nın kültürel hafızası açısından önemli bir kazanım olarak görülüyor. Elbette eksikleri olacaktır; ancak önemli olan bu projenin tamamlanacağına dair ortaya konan iradedir.
Vali Bozkurt’un makamındaki yoğunluk da dikkat çekiciydi. Ağrıspor yöneticileri, Esnaf ve Sanatkârlar Odası temsilcileri, Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Demir ve yönetimi, Memur-Sen’e bağlı sendika temsilcileri ile şehit ve gazi aileleri Valilik makamında kabul edildi. Bu tablo, toplumun farklı kesimlerinin Valilik kapısına rahatlıkla ulaşabildiğini gösteren önemli bir işaretti.
Siyasi partilerle gerçekleştirilen görüşmeler ise ayrı bir başlık açmayı hak ediyor. Beş farklı siyasi partinin temsilcilerini aynı karede paylaşarak “herkese eşit mesafedeyiz” mesajı veren Vali Bozkurt, devlet ciddiyetine yakışan bir duruş sergiledi. Bu yaklaşım, Ağrı’da gerilimi değil, ortak aklı önceleyen bir yönetim anlayışının benimsendiğini ortaya koyuyor.
Haftanın en çok konuşulan ziyaretlerinden biri Diyadin’deki seracılık faaliyetleri oldu. Özel sektör ve İl Özel İdaresi ortaklığıyla yürütülen bu çalışmalar yerinde incelendi, yeni sera projelerine dair değerlendirmeler yapıldı. Diyadin’de seracılığın önümüzdeki dönemde daha da gelişeceğine dair verilen mesajlar, hem ulusal basında yankı buldu hem de bölge ekonomisi açısından umut verici bir tablo çizdi.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün okul tatilinde düzenlediği “Gençlik Kış Kulübü” kapanış programına katılan Vali Bozkurt, aynı zamanda kayak tesislerinde incelemelerde bulundu. Eleşkirt’te kayak potansiyelinin değerlendirilmesi ve test süreçlerinin başlatılması halinde, Ağrı’nın kış turizminde yeni bir sayfa açabileceği açık. Bu adım atılırsa, hem turizm canlanacak hem de Ağrılıların başka illere gitme zorunluluğu azalacak.
Göç İdaresi ziyareti, yeni göreve başlayan bir vali için kurumlar arası koordinasyonun önemini gösterirken; yapımı devam eden halk kütüphanesinde yapılan incelemeler de eğitime ve kültüre verilen önemi ortaya koydu. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Özel İdaresi iş birliğiyle tamamlanması planlanan kütüphanenin, Patnos’tan sonra Ağrı merkez için de önemli bir kazanım olacağı ifade edildi.
Son olarak TRT Park Mesire Alanı’nda yapılan incelemeler, Vali Bozkurt’un şehir estetiği ve sosyal alanlara bakışını yansıttı. Parkın mevcut haliyle gerçek anlamda bir mesire alanı olmaktan uzak olduğu gerçeği sahada görüldü ve revizyon için talimat verildi.
Özetle; ikinci haftasında Vali Bozkurt, “makamda oturan değil, sahada olan vali” görüntüsünü güçlendirdi. Sahaya inen, dinleyen, not alan ve talimat veren bu yaklaşımın sürdürülebilir olması, Ağrı için en büyük beklenti. Eğer bu tempo korunursa, önümüzdeki süreçte Ağrı’da birçok başlıkta somut gelişmelere tanıklık etmemiz sürpriz olmayacaktır.
💬 Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!