0 Yorum
Nihat Aydın
Köşe Yazarı

Nihat Aydın

Ajans04 Köşe Yazarı
📖 12 yazı👁 45.672
Köşe Yazısı

Valimiz Çok Hayır Duası Alacak Çok

Ağrı’da yoksulluk çoğu zaman rakamlarda değil; kapısı zor açılan evlerde, soğuğu içeri alan pencerelerde, aynı odada uyumak zorunda kalan çocuklarda ve yıllardır “bir gün düzelir” diye bekleyen ailelerde saklı.

Ağrı’da yoksulluk çoğu zaman rakamlarda değil; kapısı zor açılan evlerde, soğuğu içeri alan pencerelerde, aynı odada uyumak zorunda kalan çocuklarda ve yıllardır “bir gün düzelir” diye bekleyen ailelerde saklı. İşte geçtiğimiz günlerde Demirören Haber Ajansı’nın Ağrı muhabiri Yaşar Kaplan’ın imza attığı başarılı haber, bu görünmeyen gerçeği bir kez daha hepimizin önüne koydu.

Ağrı’nın Dönerdere köyünde, yaklaşık 80 yıllık tek odalı bir evde 9 kişinin yaşam mücadelesi verdiğini anlatan haber yalnızca bir yardım hikâyesi değildi. O görüntüler; barınmayı, çocukların eğitim imkânlarını, sosyal devlet anlayışını ve bu şehirde hâlâ kapısı çalınmayı bekleyen aileleri yeniden düşünmemizi sağladı.

Buradan DHA muhabiri Yaşar Kaplan’ı özellikle tebrik etmek gerekiyor. Yerel gazetecilik biraz da budur. Şehrin yalnızca protokolünü değil, görünmeyen insanlarını da göstermek; sesi duyulmayanın sesini kamuoyuna taşımaktır.

Başka bir medya kuruluşunun yaptığı güzel haberi görmezden gelmek yerine alkışlamayı da bilmeliyiz. Basın dayanışması tam olarak budur. Bir meslektaşımız iyi bir habere imza atmışsa hakkını teslim etmek, o haberin toplum yararına oluşturduğu etkiyi büyütmek gazeteciliğin değerini azaltmaz, aksine yükseltir.


GARİBANIN DERDİNE DEVLET KOŞACAK

DHA’nın gündeme taşıdığı Özer ailesinin hikâyesi aslında Ağrı’da daha büyük bir meselenin yalnızca görünen yüzü.

Çünkü Valilik himaye ve koordinasyonunda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından 2026 yılı içerisinde Ağrı merkezde 94 haneye ev yapım ve onarım yardımı sağlandı. Bunların 58’i tamamlanarak ailelerin kullanımına sunuldu, kalan çalışmalar da devam ediyor.

Bu rakam önemli.

Çünkü geçmişte sosyal yardım dosyalarının ne kadar ağır ilerlediğini biliyoruz. Bir dosyanın aylarca beklediği, bir onayın uzadığı, ihtiyaç sahibinin kapı kapı dolaştığı dönemler yaşandı.

Vali Önder Bozkurt’un bu konuda ortaya koyduğu yaklaşım ise farklı.

Talimat net:

Garibanın derdine devlet koşacak.

Sosyal devlet dediğimiz şey de zaten budur. Devlet sadece yol, bina ve tesis yapan mekanizma değildir. Devlet, çatısı akan evde yaşayan çocuğu da görecek; kışı nasıl geçireceğini düşünen anneyi de duyacak.


VALİ BOZKURT AĞRI’YI MASADAN DEĞİL, SAHADAN OKUYOR

Vali Önder Bozkurt’un Ağrı’daki önemli özelliklerinden biri sahada olması.

Vatandaşın evine gidiyor.

Ailelerle oturuyor.

İftarını kimi zaman bir vatandaşın sofrasında açıyor.

Köye gidiyor, mahalleye gidiyor, evin içerisine giriyor.

Bunun çok önemli bir sonucu var.

Bir şehri sadece kurum müdürlerinin hazırladığı dosyalardan okursanız yoksulluğun gerçek yüzünü göremezsiniz.

Ama bir evin kapısından içeri girdiğinizde tablo değişir.

Çatının aktığını görürsünüz.

Çocuğun ders çalışacak masası olmadığını görürsünüz.

Dokuz insanın bir odada yaşadığını görürsünüz.

O zaman önünüzdeki evrak artık sadece bir “yardım dosyası” olmaktan çıkar.

O dosyanın arkasında insan olduğunu görürsünüz.

Vali Bozkurt’un bugün sosyal yardım konularında ortaya koyduğu hassasiyetin altında biraz da bu saha gerçekliğini doğrudan görmesi yatıyor.


AĞRI’DAKİ KÖTÜ EVLER TEK TEK TESPİT EDİLMELİ

Şimdi bu çalışma daha da büyütülmeli.

Ağrı merkez, ilçeler ve köylerde sağlıksız şartlarda yaşayan ailelerin tamamına ulaşacak bir sistem kurulmalı.

Muhtarlar devreye girmeli.

Kaymakamlıklar çalışmalı.

SYDV ekipleri sahaya inmeli.

Belediyeler bildirim yapmalı.

Sivil toplum kuruluşları gördükleri aileleri ilgili kurumlara ulaştırmalı.

Riskli evler bir envantere dönüştürülmeli ve ihtiyaçlar önem sırasına göre ele alınmalı.

Çocuklu aileler, engelli vatandaşlarımız, yaşlılarımız, geliri olmayanlar ve yıkılma tehlikesi bulunan evlerde yaşayanlar öncelikli olmalı.

Bir ailenin yardım alabilmesi için görüntülerinin sosyal medyaya düşmesini veya gazetecilerin o eve ulaşmasını beklememeliyiz.

Devlet, ihtiyaç sahibi vatandaşını kendisi bulmalı.

DHA’nın yaptığı haber bu açıdan ayrıca değerli. Gazetecinin gördüğünü kamu yönetimi görmeli, kamu yönetiminin ulaştığı sorunu da toplum sahiplenmeli.


İŞ İNSANLARINA, STK’LARA, HERKESE İŞ DÜŞÜYOR

Bu yükü yalnızca Vali Önder Bozkurt’a veya SYDV’ye bırakmak da doğru olmaz.

Ağrı’nın iş insanları nerede?

Dernekleri nerede?

Odaları nerede?

Sivil toplum kuruluşları nerede?

Bir iş insanımız bir evin çatısını yaptırabilir.

Bir başkası çocukların odasını döşeyebilir.

Bir dernek beyaz eşya desteği verebilir.

Bir hayırsever kışlık yakıt sağlayabilir.

Devletin koordinasyonu ile Ağrı’nın hayırseverlik kültürü birleşirse bu şehirde yürek sızlatan çok sayıda görüntüyü ortadan kaldırabiliriz.

Bugün 94 haneye dokunulmuşsa yarın neden 194 olmasın?

Neden hiçbir çocuk kötü şartlarda yaşadığı için eğitimden geri kalmasın?

Neden bir anne “bu kış çatı çöker mi?” korkusuyla uyumasın?

Bunlar yapılabilecek işler.

Yeter ki biri öncülük etsin.

Bugün Vali Önder Bozkurt bu iradeyi gösteriyor.

Basın da eksikleri göstermeli, güzel işleri de takdir etmeli.

Bu noktada Yaşar Kaplan’ın haberini ve Demirören Haber Ajansı’nın bu insani dosyaya gösterdiği duyarlılığı bir kez daha kutlamak gerekiyor. Gazetecilik birbirinin haberini küçümsemek değil, şehir adına doğru yapılan işi büyütebilmektir.

Ve Vali Bozkurt için de şunu söyleyelim:

Bir çocuğa sıcak oda kazandırmak bazen yüz tane törenden daha değerlidir.

Bir annenin duasını almak bazen bütün protokol konuşmalarından daha anlamlıdır.

Bu çalışmalar böyle devam ederse…

Valimiz çok hayır duası alacak çok.

Son Köşe Yazıları

Tümü

Yorumlar

0 yorum

Gönderilen yorumlar uygun görüldüğünde yayımlanır; onaylanmayanlar sitede görünmez.

Henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın!

Nihat Aydın'ın Diğer Yazıları