Patnoslu bir genç olarak o sarsıntıyı yalnızca rakamlardan ibaret görmedim. 4.3 büyüklüğündeki deprem belki büyük şehirlerin gündeminde kısa bir haber olarak geçti ama bizim için evimizin duvarına, annemizin yüzündeki endişeye, köylerdeki insanların “Acaba tekrar olur mu?” korkusuna dokunan bir gündü. Dizginkale’de, Kucak’ta ve çevre köylerde yaşanan tedirginlik, Patnos’un deprem gerçeğiyle bir kez daha yüzleşmesine neden oldu.


SAHADA GÖRÜNEN DEVLET GÜVEN VERDİ

Depremin ardından AFAD, jandarma ve ilgili kurumların sahaya inmesi, hasar tespit çalışmalarının başlatılması ve vatandaşlarla temas kurulması Patnos halkı için önemliydi. Ağrı Valisi Önder Bozkurt’un, AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci ile birlikte depremden etkilenen Kucak ve Dizginkale köyleri ile Adilova mezrasında incelemelerde bulunması, devletin meseleyi uzaktan izlemediğini gösterdi. Bir Patnoslu olarak şunu açıkça söylemek gerekir: Afet anında insan en çok yalnız bırakılmadığını görmek ister.

Kucak ve Dizginkale’de bazı evlerde çatlakların oluşması, vatandaşların evlerine girmekte tereddüt etmesi ve artçı sarsıntı korkusu, bu depremin sadece teknik bir veri olmadığını gösterdi. Köylerde yapılan incelemeler, vatandaşların taleplerinin dinlenmesi ve hasarın yerinde görülmesi bu nedenle kıymetliydi. Çünkü Patnos’un köylerinde yaşayan insanlar çoğu zaman seslerinin geç duyulduğunu düşünür; bu kez devletin sahaya erken inmesi, o güven duygusunu biraz olsun güçlendirdi.


PATNOSLU BİR GENCİN NOTU

Patnos depremi büyük bir yıkıma yol açmadı ama bize çok önemli bir uyarı yaptı. İlçemizde yapı güvenliği, köylerdeki eski evler, afet bilinci ve hazırlık konusu artık ertelenmemeli. Bugün küçük çatlaklarla atlatılan bir sarsıntı, yarın daha büyük bir imtihana dönüşebilir. Bu yüzden yapılan hasar tespitleri sadece dosyalarda kalmamalı; riskli yapılar, köylerdeki ihtiyaçlar ve vatandaşların güvenli barınma talepleri ciddi şekilde takip edilmelidir.

Ben bu sürece Patnos’ta yaşayan biri olarak baktığımda şunu görüyorum: Deprem anında korktuk, ama sonrasında sahaya inen ekipleri, köylere giden yöneticileri ve vatandaşla temas kuran devlet görevlilerini görmek bize moral verdi. Elbette eksikler olabilir, daha hızlı yapılması gereken işler olabilir; ancak bu depremde ortaya çıkan en önemli tablo, devletin milletinin yanında durduğudur. Patnos’un beklentisi de budur: Sadece afet günü değil, afet geçtikten sonra da aynı ilginin, aynı takibin ve aynı sahiplenmenin devam etmesi.